Ölüm , kaderimizde olan bir şeydir. Er ya da geç hepimiz onu tadacağız. Al-i İmran Süresi’nde şöyle buyrulur : ‘ Allah ‘ın izni olmadıkça hiç kimse ölmez. Ölüm, Allah’ın ilminde kararlaştırılmış bir vadeye bağlıdır. Dünya nimetini dileyene ondan veririz. Ahireti dileyene de ahiret ecri veririz. ‘ Görüldüğü üzre ölümün ne zaman, nerede ve nasıl geleceği Allah’ın takdirine kalmıştır.
Tıpkı ırk , cinsiyet gibi, din de insanları ayrıştıran bir olgu olduğundan ortak payda olarak kabul edilmemeliydi. Hepimizin bir tek ortak özelliği vardı : insan olmak. Farklı inançlara , farklı etnik kökenlere , farklı cinsiyetlere , farklı dünya görüşlerine sahip olsak da hepimiz insandık.