—Pek önemi olmayan bir şey mi ? Ama yüreğimden çıkmak için benden izin istemedin ki .
+ Ne farkeder ?
— Çok şey. Benimle yaşamaya geldiğinde yüreğime girmek için pohpohladın.
---Adam sen şairsin de , öyle değil mi ?
+ Hayır. Sadece güneşimin önemini senden önce sezdim .
--Ya benimki?
+ Seninki, hüzünlü bir güneş. Yağmur yerine gözyaşlarıyla çevrili bir güneş.
—Ne yapmam gerekiyor ?
+ Pek az şey. İstemek yeterli. Ruhunun pencerelerini açmalı ve fırsat tanımalısın nesnelerinin müziğinin içeri girmesine. Sevecenlik anlarının şiirinin içeri girmesine.
—Hayır budala. Ayrıca ağzından sığamam da .
+Öyleyse nasıl olacak ?
--Gözlerini kapatacaksın , ben göğsüne yatacağım ve içine gireceğim yavaş yavaş .
--Canım acıyacak mı ?
+Hiç acımayacak. Gözlerine büyük bir uyku indireceğim.