Sil baştan başlayalım hayata
1000Kitap
sil baştan başlamak gerek bazen...🎧🍺
Müzik
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nerede olursam olayım içimde bir parça hüzün taşıyorum.Eskiden sürekli dinlediğim bir şarkının çalmasıyla , tek başıma oturup uzun uzun etrafı izlerken ya da -en acısı bu olmalı- hiçbir sebep olmayan anlarda. Hep bir olmamışlıkla mücadele ettiğimi hissediyorum. Arıyorum. Her fırsat bulduğumda arıyorum. İhtimaller üzerine kafa yoruyorum. Neden böyle hissediyorum diyorum kendi kendime. Takdir edersiniz ki cevabını hiçbir zaman bulamadım. Sanırım bulamayacağım. Bu normal mi? Herkes aynı mı hissediyor bilmiyorum. Tek bildiğim tıpkı şimdi olduğu gibi çok yorulduğum. Bazı dönemler tüm bu karmaşayı halı altına süpürerek baş ettiğimi zannediyordum. Sonra bir an geliyor. Küçük bir an. Sil baştan her şeyi ilmek ilmek tekrar yaşıyorum. Bu anlarda yapabildiğim tek şey yazmak. Telefonumda, defterlerimde böyle kaç tane daha yazı olduğunu görseniz şaşırırsınız. Bir sonraki ana kadar görüşmek üzere 🫱🏿‍🫲🏽
Mayıs Okuduklarım & Haziran TBR (Yappingte Şampiyonlar Ligi)
Mayıs ayı, yine-yeni-yeniden çok dengesizdi. Ben bile bu kadar dengesiz değilim/j Kimi zaman, YKS25 sınavındaki sanat eserini çöp sanıp çöpe atan hizmetçi kadar süzme; kimi zaman Kintsugi sanatı gibi kendini kusurlarıyla dahi kabul eden hatta o kusurları daha da ön plana çıkaran o sanat türü gibi kendiyle barışık & mutlu hissettim. Ortasıysa hiçbir zaman kapımı çalmadı. Yaşadığım sıkıntı büyük ölçüde hobilerime yansıdı tabii. Özellikle kitap cephesi bundan fazlasıyla nasibini aldı: Kitap okumak, benim için aylar önce korktuğum şekilde yük haline geldi. Kitapları özümseyerek okumadım aksine vicdanımı rahatlatmak için bir araç niyetine kullandım. Sonucu ağır oldu gerçiçdğwdğwdwpğ. Vicdanım sadece kısa süreli rahatladı. Günün sonunda eylemleri yüzünden kitap okumaktan iyice soğumuş kendimle kaldım. Ama dengesiz demiştim ya ay hakkında, atlatmanın yolunu da buldum fazla gecikmeden. Yanlış anlaşılmasın, çok sıkıntı çektim süreç içinde. Sabotajcı iç sesim otoriter oldu, keyif aldığım şeylerin bana yine zevk vermemesinden korkup kaçtım. Ancak, tüm hayatıma entegre ettiğim bir sözü, düşünceler susana dek telkin ederek çıktım bataklığımdan: Yarına sağ çıkıp çıkmayacağım bile belli değilken ben ne diye saçmalıklara harcıyorum zamanımı? Ben, her zaman hayata en ufak rüzgarda uçup giden bir yaprak olmadığımı, iz bırakmak için geldiğimi düşündüm. İz bırakmak istiyorsam, sevdiğim şeyleri dibine kadar tatmak istiyorsam bir kelebeğin ömrü misali zamanı değerlendirmem gerekmez mi? Gerekir. Ben de kazandığım bu farkındalıkla yeni bir pencere açtım hayatıma. Ancak o pencere, direndiğim o rüzgarı beraberinde getirdi. Hâliyle yanlışım sandım. Sonra anladım, panzehirim rüzgarmış. Yıkılmakmış. Kitaplardan, çok sevdiğim şeylerden kendimi soğutmam yüzeysel bir olay değilmiş. Kendimi
1000Kitap
Her ayrılığın bir hikayesi var Her hikaye kendini yaratır Biz bir uzaklığın yakınından geçtik seninle Ve kaybolduk işte Ve biz yeni bir kalemde Kavuşmanın satırlarını yaratmak için Çıktık yola Ve ben Hikayeye ekleyeceğim Yeni bir parağrafta Eski Sevda sözlerimizi Yazacağım Başı sonsuza kadar olan Her şeyimsin deyişlerimizi Gelecek bir karalama defterinin Anlaşılmaz yanıysa Düşlerimi serpiştireceğim Okunamayan dağınık cümlelere Sil baştan yağsın diye Hikayenin parçalanmış sonuna Gözlerim kirpiğimin ta ucunda ki yaşları Gülüşüme süzecek Gamzelerine selam olsun diye Ayrı yürekte Sen Ben Diye yaşanan İkimiz olan yalnızlığı Biz diye yazacağım Kavuşmalarımıza
Seçil Oğuz
Bazı şeyler üst üste gelmekle meşhurdur Bazı insanlar sınavdır Bazı sarılmalar şifa ... Bazı günler ‘zaman dursun’ denecek kadar güzel, bazı günler ‘çabuk geçsin’ denecek kadar kötü .. Bazı anlar da denizi olmayan şehirler gibi hisseder insan kendini ..."İşte o an içindeki çocuğu dinlemeli" Bazen insan sil baştan diyebilmeli