Aklınız ve tutkunuz denizlere açılmış ruhunuzun dümeni ve yelkenleridir . Yelkenleriniz ya da dümeniniz parçalanırsa, oraya buraya savrulup sürüklenmekten ya da denizin ortasında hareketsiz kalmaktan başka bir şey gelmez elinizden.
Günleriniz derstiz , geceleriniz eksiksiz ve hüzünsüz olduğu zaman değil. Tam tersi , bütün bunlar yaşamınızı kuşatmışken , çıplak ve tüm bağlardan kurtulmuş olarak hepsinin üzerine yükseldiğiniz zaman özgürsünüz gerçekten.
Yasa koymaktan haz alıyorsunuz. Ama onları çiğnemekten aldığınız haz daha fazla . Okyanus kıyısında oynayan , durmaksızın kumdan kaleler yapıp , sonrada kahkahalar atarak onlar yıkan çocuklar gibi.
Fakat siz kumdan kalelerinizi yaparken okyanus kıyıya daha fazla kum taşıyor ve siz kuleleri yıkarken okyanus da sizlerle birlikte gülüyor. Gerçekten de okyanus hep masumlarla birlikte güler.