Ali’nin yanında, onun öğrencisi olmakta ruhuma iyi gelen, beni onaran, teskin eden, çoğaltan bir hal buldum. Ellerinle çalışmak bir zamandır aradığım şeymiş meğer, bunu üç ay önce hayal bile edemeyeceğim bir yerde, İstanbul’da, eski bir mahallenin denize inen yokuşlarından birinde, kapısı 537 yılından beri suyun öteki yakasında duran Ayasofya’ya açılan bir atölyede keşfettim.