Kitabın adını ilk duyduğum zamandan beri bu kitabı okumayı bekliyorum. Kitabı duydum, Türkçeye çevrildi ama ben hala bekledim. Kitap için beklentim o kadar yüksekti ki kitabı o yüzden okumayı erteledim, hep daha iyi bir zamanımda okumak istedim ve kitabı sonunda okudum. Kitabı okuduğum zaman beklememe değdiğini hissettim kitaptan ne beklediysem onu aldım. Kitapda kendimi buldum, sanki benim için yazılmış bir kitap gibi hissettim baş karakter Nora ile kendimi o kadar ilişkilendirdim ki tam olarak benim yapıcağım şeyleri yapıyor tam olarak benim düşüneceğim şeyleri düşünüyor ve bu bazen o kadar sinirimi bozdu ki. “Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansı sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün...” bu konu bence mükemmel, konuyu duyduğum andan beri keşke bana da böyle bi şans verilse diyorum. Ve bu kitap hayattaki çok küçük şeyleri çok kafama taktığımı anlamama yardımcı oldu. Daha çok yazabilirim bu kitap hakkında ama bu kadar yeter son olarak “Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı, bazı konularda farklı davranır mıydın?”