Cathy

Olmadığım onca yer. Napoli'de yokum, Tanca'da, Coimbra'da, Lizbon'da, New York'ta, Yambol'da ve İstanbul'da. Sadece yok değilim, acı verecek derecede yokum. Yağmurlu bir öğle sonrasında Londra'da yokum, Madrid'in akşam hengâmesinde yokum, sonbaharda Brooklyn'de yokum, Sofya ve Toronto'nun pazar günlerindeki ıssız sokaklarında yokum, 1978'de bir Bulgar kasabasının sessizliğinde... O kadar çok yokum ki... Dünya yokluğumla dolup taşıyor. Ben nerede yoksam, hayat orada. Nerede olursam olayım... Sadece coğrafi anlamda yok değilim, mevcut olmayışım mekâna özgü değil. Coğrafya ve mekânın asla sadece coğrafya ve mekân olmamasına rağmen.
Sayfa 224 - Gaustin·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Belki şimdi onu bu yüzden arıyorum, olayları hâlâ bir Protestan papazın kesinliğiyle ifade edebilen o kişi olarak kaldığını umuyorum. Böyle kesinliği asla sevmedim ve hiç başvurmam, belki de bu yüzden hep öyle bir insanın özlemini çekmişimdir. Belki de bu yüzden onu sevmiyorlardır. Sevilmeyen insanları seviyorum.
Sayfa 151·Kitabı okuyor
Onları unutamamam (kendilerine bunu asla itiraf etmezdim) ve onları özlemem korkunçtu. Onlarla geçirdiğim zamanki beni özlüyordum.
Sayfa 148·Kitabı okuyor
Adımlarımı hatırlamadıklarını bildiğim halde, her seferinde oraya gidiyorum.
Sayfa 145·Kitabı okuyor
Sıkça getirilen bir yaşlı adam perdenin arkasına saklanmayı seviyordu. Orada saklambaç oynayan yaşlı bir çocuk gibi duruyordu, ama oyun uzamıştı, diğer çocuklar vazgeçmiş, evlerine gitmiş, yaşlanmıştı. Ve onu aramaya hiç kimse gelmiyordu. O ise orada perdenin arkasında duruyor ve neden geciktiklerini anlamak için ürkekçe başını çıkartıyordu. Bu saklambaç oyununun en korkunç tarafı seni artık kimsenin aramadığını anlamak.
Sayfa 70·Kitabı okuyor