Kitap bir aşk romanı. Sonradan öğrendim ki gerçek bir aşktan ilham alınarak yazılmış. Kitabı bir tanıdığımın aşırı beğenmesi ve tavsiyesi üzerine okudum. Ve neden çok beğendiğini anlayamadım açıkçası.
Kitapta kesinlikle şöyle bir hava var:
Yazar, kafasında bir kitap yazma fikriyle kalemi eline almış ama bu işe başlamadan önce kendine bir sınır koymuş. 450-500 sayfalık bir kitap yazacağım demiş ve ortaya bu eser çıkmış. Bazı yerler çok uzun ve manasızdı. Güzel bir aşk hikayesi olabilecek olmasına karşın bu kadar uzatmak, aynı şeyleri bu kadar tekrarlamak kitabın kalitesini çok düşürmüş.
Kitabın bu baskısında yazım hataları vardı. En basitinden "şey"ler hep birleşikti.
Kitapta zaman akışı bazen kayıyor. İleriki sayfalarda ne demek istediğini anlıyorsunuz. Kafanızı karıştırıyor. Yazarın yapmak istediğini anlıyorsunuz ama yapamadığını da görüyorsunuz..
Bazı yerler aşırı basit geçilmiş. SPOİLER: Kadın hamile kalıyor ve kürtaj oluyor. Bu olay sadece "bebeğini kaybetmesi" şeklinde söyleniyor. Bebeği düşürüyor mu, kürtaj mı oluyor, noluyor?? Çook sonra bir cümle arasında kürtaj olduğunu anlıyorsunuz. Aynı şeyleri sürekli yazacağına keşke yazar böyle çarpıcı bir şeyin duygusunu ifade etmeye çalışsaydı.
Öykünün başındaki şeyi sonunda öğrendiğimiz o dolambaçlı ama en sonunda düze çıkaran hikayeleri severim. Fakat bu kitap bunu yapamamış. Yazar çok acemi kalmış gibi.
Bunun dışında bu kitaptaki çok küçük bir kızın evlenmesi (14yaş) sonradan kendinden çok yaşlı bir adamla yasak bir ilişki yaşaması ve bu yaşlı adamın bu kızı sürekli "küçüksün, çocuksun, çocuk gibisin, seni kızım olarak görüyorum" gibi ifadeler beni aşırı rahatsız etti. Bu konuda hassasiyeti olan bir yorum gözüme çarpmadı ama tüm kitap boyunca bunun gözümüze sokulması çok rahatsız ediciydi bence.
Bu