Daha az önce anlatılan öyküleri aklında tutamıyordun. Sana aktarılan bir şeyin ortasında, olayın nasıl başladığını düşünüyordun. Soruların yinelenmeye başladığında ya da karşındakilerin az önce değindiği konularla ilgili olduğunda dalgınlığının farkına varıyordu insanlar.
Kapalı hava, kış, yağmur ya da soğuk seni rahatsız etmiyordu. Doğa o zamanlarda yapına uyum sağlamış görünüyordu. Havanın kötü olması seni dışarı çıkmamanın verdiği suçluluk duygusundan kurtarıyordu. Kapanıp kalman olağan dışı görünmeden evinde oturabiliyordun. O zaman kimse gelip de odana neden bu kadar düşkün olduğunu sormuyordu.