Bazı savaşların kazanılamayacağını onlarla öğrendim. Her insanın kalbinin derinliklerinde adil,pozitif, yapıcı bir bölge olduğunu; önemli olanın bunu ortaya çıkarabilmek olduğunu düşünsem de bazılarının bunu yapabilmek için uzun yıllar uğraşması gerektiğini ve hayatımın bunu bekleyemeyecek kadar kısa olduğuna karar verdim.
Bütçe yapmak konusunda değil de, ergenlerin bu ürünleri en başta niçin istedikleri konusunda konuşması gerektiğini düşünmeye başladı Nathan. Mesele daha derinlere uzanıyordu. Ergenlerin anlamsız görünen maddi nesneler için yanıp tutuştuğunu görmek Nathan'ı düşündürmüştü: Biz yetişkinler çok mu farklıyız?
... tüm duyguların gücü aynı değil. Zihnimiz, olumsuzluk ön yargısı eğilimi yüzünden olumsuz (istenmeyen) olanı daha çabuk
fark ediyor. Bunları zihnimizde daha kuvvetli şekilde kodluyor ve daha kolay hatırlayabiliyoruz. Yani kötü olana odaklanıyoruz ve bunun ileride de böyle devam edeceğini düşünmeye eğilimliyiz.
Mesela ben size iki olumlu sıfat, iki güzel söz söyleyeyim; iki de olumsuz
özelliğinizden bahsedeyim; siz olumluları kolaylıkla unutabilirsiniz...
...Sonuçlar annelerin tek yumurta ikizi olan ve
birbirine fiziksel olarak çok benzeyen çocuklarını ayrıştırabilmek için farklılıklarına odaklandığını gösteriyor. Farklı tarafarına odaklandıklarında ise ebeveynin tutumları değişiyor. Örneğin, anne ikiz
teklerinden birinin daha duygusal olduğunu düşünüyorsa daha farklı davranıyor, bazı özellikleri bakımından kendisine benzetiyorsa daha farklı davranıyor.