Hiç unutmam, daha o gün maaş almıştım. Maaşım bordroda ikiyüz küsur liradır. Vergisi, algısı, girdisi, çıktısı, kala kala elimde yüz lira ya kalır, ya kalmaz. Onu da eve gelene kadar, bakkala, çakkala, kömürcüye, kasaba, manava yatırır, borçların bir kısmını kapatırım. Geriye bikaç kuruş kalmışsa, eve dönünce onu da çoluk çocuk elimden alır. Hasbi kulu- nuz da böyle tığ-ı teber şah-ı merdan dımdızlak kalır.