Simeran

Simeran
"Aramakla bulunmaz, ama bulanlar yalnızca arayanlardır.”
Hâlbuki Türk bağımsızlığının bize sağlayacağı ilk menfaat, imtiyazlı yabancı şirketlerin sömürüşünden, yani yarı-sömürgelik şartlarından kurtulmaktı. Memlekette sermaye yoktu. Sermaye simsarları vardı. Bu simsarlar, Türkiye’ye ekonomik bağımsızlık tadı tattırmak istemeyen politikacı sermayenin avukatları idiler.
Bir Ortaçağ teokrasisinin bütün baskısı memleketin dörtte üçünde hissedilmekte idi.
Shakespeare’in kralı başvekilini tacını bırakıp vatandaş olmakla tehdit ettiği gibi, Mustafa Kemal de kızdıkça: “Millete giderim,” derdi. Mustafa Kemal’in inkılâp iradesinin kaynağı, halkın kendine inanışıdır. O bütün baltamamaları halktan değil, aydınlardan görmüştür. Tek diktası da bu irtica üniversite profesöründen medreseliye kadar çeşitli aydınlarını halkı kışkırtmalarına müsaade etmemekti. Tanzimat’tan beri isimlerini duyduğumuz liderler arasında halkı doğru anlayan ve halk ile kaynaşma yollarını bulan yalnız o idi.
Her şeyi olduğu gibi yani bugün bana verildiği gibi kabule mecburdum.
Sayfa 312·Kitabı okudu
Bütün çocukluğum kavga, gürültü içinde geçti. Bilmezsin neler çektim! Bağıran insan sesi beni öyle korkutuyor ki…
Sayfa 306·Kitabı okudu