yine mutad hünerimi göstereceğim
ve çocukluk günlerimin ince sazıyla
suzinâk makamından bir şarkı ağzıyla
yine billahi kahredecek dil-i nâşâdımı
seni böyle uzak,
seni dumanlı, eğri bir aynadan seyreder gibi
kafamın içinde duymak…
En güzel deniz:
henüz gidilmemiş olandır.
En güzel çocuk:
henüz büyümedi.
En güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız
Ve sana söylemek istediğim en güzel söz:
henüz söylememiş olduğum sözdür.
Aşk ve Gurur’u ilk gençlik yıllarımda okuyup beğeniştim. Filmini de üç dört yıl önce izlemiştim. Arada ne kadar fark var bilmiyorum ama ikisi de güzeldi. Uğultulu Tepeler’i okumamıştım. Filmi görünce gidip izlemek istedim. Eğer kitap da böyleyse okumak istemem. Film dümdüz klişe romantik film. 3/10. Hadi 4/10 olsun. Yaprak dökümünü ise ilk olarak izledim mesela sonra okudum. O da kitap olarak eksik hissettirdi. Dizinin o entrikalı havasını, o yoğun rezilliği:) hissedemedim. Çalıkuşu’nda ise önce romanı okudum ve hoş geldi, okuması keyifliydi ama dizisi resmen psikolojimi bozdu.