Kitaplarda okuduğum kavramların kişileşmişi karşımda. Somut. Ezilen, sömürülen, kurtarılması gereken... Hem de güzel, hem de kasıklarıma sancılar salan... Seni seviyorum dediğimde o kavramları seviyordum. Beni seviyor musun diye soruşum, evet deyişini bekleyişim o kavramların somutlaşmasına istekti.
Biliyorum artık. Hiçbir zaman inanmamıştı onu kurtarabileceğime, kurtarma isteğimin içtenliğine hatta. Belki de kurtaramamışlığın acısı kadar onun bu inançsızlığıdır beni de durup durup aynı soruya döndüren.