• S i m g e

• S i m g e
@simgeoloji
Ben bütün bu -belki de mânasız- iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir daha dünyaya gelsem aynı hayatı, daha bir ustaca ve korkusuz yaşarım. Ama bu sefer seni tanımakta gecikmem! İlk işim o olur.
Haziran 1955
Sık sık mektubunu okuyorum, hoşuma gidiyor. Dinç ve umutlu oluyorum. Ne bileyim, tiryakilik diyeceğim ama öyle de değil. Hiçbir şekilde başkaca, giderilemeyecek bir susamam var, işte onu gideriyor, sarıyor beni.
Nasıl da yaşatırsın. Kaç bin kere söyleyeyim, öyle yaşatan, öyle sevdirensin ki... Seni tanımak, seni bir kerecik bile görmek, milyarla yıl yaşamaktan daha dolu, daha hazlı ve daha değerlidir.