Soyut akla musallat olan bir yorgunlik var ki,en korkuncu o. Fiziksel yorgunluk gibi insana ağırlık yapmaz,duyguların öğrettiklerinin verdiği yorgunluk gibi kafa karıştırmaz. Sahip olduğumuz dünya bilincinin üzerimize çöken ağırlığıdır o,kendi ruhumuzla soluk alamaz oluşumuz.
Yaptigim,dusundugum,olmus oldugum her sey bir teslimiyetler toplamindan baska bir sey degilmis;ya ben oldugumu sandigim
sahte varliga teslim olmusum ya da soludugum havayla bir tuttugum kosullarin agirligina.
... çünkü bütün dünya hayal kurar: Bizi birbirimizden ayıran şey, o hayalleri gerçekleştirecek gücümüzün ya da kendiliğinden gerçekleştiklerini göreceke kadar şansımızın olup olmamasıdır.