Simge

Bu ülkede adil olanla haksızın, akil ile aptalın nasıl birbirinin içinde eriyerek tuhaf bir hüviyete büründüğünün de farkındaydım. Kızgınlığım, seyirci kaldığım, elimden bir şey gelmediği için sadece kendime. Anlatamadığım, aydınlatamadığım, öğretemediğim, dönüştüremediğim için! Yoksa kime ne için kızacağım? Korkuların, kinlerin ve cehaletin esiri olmuş insanlara kızamaz bir doktor.
Sayfa 348·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
Yine zaman kaybederdi Türkiye . Hiç değişmeyen kaderiyle, zaman kaybederdi. Olsun, kadın erkek tüm insanlığın aklın ve vicdanın aydınlattığı yolda yürümeyi seçeceği gün er veya geç gelecekti. Buna bütün kalbimle inanıyordum. Sabrımı ve sükunetimi bu inançtan alıyordum. O güne kadar, başa her gelen çekilecek! Oyunun kuralı böyle! Yaşam oyununun!
Sayfa 347·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Üniversitenin sus pus olduğu , sistemin tek tip öğrenci yetiştirmeye başladığı bir dönemde yaşamaya başladık. Gençlere sadece bir mesleğin teknik yanları öğretilmeye başlandı ama çağdaş, düşünen, tartışan, kendini ifade edebilen, onuruna sahip, eşitlikçi bir insan olabilmeleri için gereken donanım verilmedi. Bir mesleğin toplumla bağlantıları, ülke kalkınmasındaki ve uluslararası ölçütlerdeki yeri ihmal edildi.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Oysa sığ politikalara karşı tavır alıp söz söylemesi gereken en önemli kurumdur üniversite; aklın, bilimin sözcüsü olmalıdır. Üniversite, akıl ve bilimle siyasetçilere yol gösteremezse, yapılan hatalarda onun da payı olur.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Her insanın cinsel özgürlüğü var mıydı? Vardı! Her insan kendi bedeninden sorumlu muydu? Evet! Ama hiçbir insanın kendi bedenindeki hastalığı bir başkasına bulaştırmaya hakkı yoktu! O halde, bu sektörde doktor kontrolü şarttı. Genelevlerin dışında çalışanlar da sigortalanırlarsa, her istediklerinde ulaşabilecekleri bir doktor sağlanırsa, hastalık taşıyıcı olmaları sona ererdi. Ererdi de, yetkililer böyle düşünmüyorlardı. O halde kolları sıvayacaktım.
Reklam