Her gün, her saat özgürlüğünü yeniden kazanmalısın. Çivi çakılmak için her an hazır bekliyor. Seçimini kendin yap. Çağının görev, şeref, özsaygı dediği hapishanede kalıp rahat edebilirsin. Ya da özgürlüğü seçip çarmıha gerilirsin. Tek dostun taşlar, dikenler, sana dönen sırtlar olur; şehirlerin sessizliği ve nefreti.
Mutlu ırgat ve çocukları resimleri, günümüzün Hollywood’da çekilen “gerçek” hayat filmleri gibi aptalca ve zararlı bir duygusallık taşırlar, bu yüzden de gerçeği gözden saklarlardı. Millie’ye ve onun on zavallı kardeşine bir kez bakmak Mutlu Köylü mitini yerle bir etmeye yeterdi ama pek az insan onlara bakıyordu. Her çağ, her suçlu çağ, kendi Versailles’ının etrafına yüksek duvarlar çeker; ben şahsen en çok bu duvarları edebiyat ve sanatın çekmesinden nefret ediyorum.
Aleviler dışında "cana saygı" kavramının hiçe sayıldığı Anadolu kültüründe, birçok durumda insan öldürmek şerefli bir davranıştı. Vatan uğruna, namus, din, erkeklik, bölge, hatta futbol takımı adına "öldürme" nin kutsandığı, hapisteki katillerin "Ağır mahkum! Üç leşi var!" diye saygı gördüğü bir ortamda yetiştiriliyorduk.