Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocukluğumuzdan beri masallarda, çizgi filmlerde, dizilerde, filmlerde kötülüğü de iyiliği de hep 'mutlak' mış gibi gördük. Kötüyse su katılmamış kötüydü, iyiyse içinde en ufak bir kötülük zerresi olmayacak kadar iyiydi.
Oysa - diğer tüm duygu, davranış ve tutumlarda olduğu gibi iyilik ve kötülük birer noktayı değil, bir skalayı ifade eder. Bir ucunun mutlak kötülük, diğer ucunun mutlak iyilik olduğu uzunca bir skala düşünün. Kötülükten iyiliğe adım adım giden doğrusal bir düzlem. İşte her birimiz bu skala üzerinde bir yerdeyiz. Ama sabit değiliz. Gün içinde verdiğimiz bir kararla iyiliğe daha yakın dururken, başka bir kararımızla kötülük tarafına yaklaşabiliyoruz.
İyileşen Çocukluğum İyileşen Anneliğim
Bana, 'Bir insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük nedir' diye sormuş olsanız, 'Kendini kaybetmek/hiç etmektir' derdim. Çünkü kişiye Rahman-ı Rahim tarafından verilmiş en kıymetli hediye kendisidir. İnsanın kendisi, Allah'ın ona ruhundan bir parça üflediği, kendisine has esma karmasıyla donattığı, aynı el izi, retina biçimi ya da dil izleri gibi yalnız kendisine özgün kılınan halidir. Bu nedenle insan kendi olabildiği ve kendini olduğu haliyle ortaya koyabildiği sürece mutlu ve huzurludur.
İyileşen Çocukluğum İyileşen Anneliğim
Dostlukları taşıyan mazi midir, istikbal mi? Benim cevabım maziden yana. Mazi yaşanmıştır ve çirkinliklerden ayıklanarak hatıra bohçasına dürülmüştür. O bohçadaki yaşanılan en acı anlar bile hatırlandığında, buruk bir tat verir insana. Senin Hikayen