Cihat B.

Cihat B.
@simulacrius
Öğrenci
Türkçe Öğretmenliği
18 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kendi kendime: «Veda et» diyordum, «Zorba'yı bir daha göremeyeceksin; veda et; ona iyi bak, artık gözlerin, Zorba'yı bir daha asla görmeyecek!» ... — Belki de kalırım, dedim. Belki de seninle gelirim; ben özgürüm. Zorba, başını salladı: — Hayır, özgür değilsin, dedi. Senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden biraz daha uzun; hepsi bu kadar! Senin patron, uzun ipin var, gidip geliyor, kendini özgür sanıyorsun. İpi koparmadın mıydı da... Zorba'nın sözleri, içimdeki açık bir yaraya dokunup acıttıkları için inatla, — Birgün koparacağım! dedim. — Güç, patron, çok güç! Bunun için delilik gerek, delilik, duyuyor musun? Ya hep, ya hiç! Ama sende beyin var, ve seni bu yiyecek. Aklın bakkal senin, defter tutuyor, bu kadar verdim, bu kadar aldım; kâr şu kadar, zarar bu kadar diye yazıyor. Yani, iyi bir sahip, her işi sermiyor, her zaman arkayı kolluyor. Hayır, ipi koparmıyor rezil, onu sıkı sıkı elinde tutuyor, kaçırırsa mahvoldu demektir zavallı, mahvoldu demektir! Ama, ipi koparmadıkça, hayatın ne tadı vardır, söyler misin bana? Papatya papatyacıktır; rom değil ki dünyayı altüst etsin!
Sayfa 274·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
...Ermiş bir adamdı bu Hüseyin Ağa. Bir gün beni dizlerine aldı, hayır duası edermiş gibi elini başıma koydu: «Aleksi» dedi, «bak sana bir söz söyleyeceğim; küçük olduğun için anlamayacaksın. Büyüyünce anlarsın. Dinle oğlum: Tanrıyı yedi kat gökler ve yedi kat yer almaz; ama insanın kalbi alır. Onun için, aklını başına topla Aleksi, hayır duam seninle olsun, dikkat et, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama!»
Sayfa 253·Kitabı okudu
Zorba ilk kez görüyormuş gibi, ağzı açık bir halde yıldızlara baktı. Biraz sonra da kararını vererek konuştu: — Bana söyleyebilir misin patron, dedi ve sesi sıcak gecenin içinde ciddi ve heyecanlı bir tonda yükseldi. Bütün bunların ne demek olduğunu bana söyleyebilir misin? Kim yaptı bunları? Neden yaptı? Ve hepsinin üstünde de şu var: (Zorba'nın sesi kızgınlık ve korku doluydu.) Neden ölüyoruz? En basit, en bilinen şeyi sormuşlar da, açıklayamıyormuşum gibi utanarak karşılık verdim: — Bilmiyorum, Zorba! Zorba, gözleri dolarak, — Bilmiyorsun! dedi. Bir gece, raks bilip bilmediğimi sorduğu, benim «bilmiyorum...» diye yanıtladığım zaman da aynı biçimde gözleri dolmuştu. Biraz sustu, sonra birden parladı: — Öyleyse, nedir okuduğun o külüstür kâğıtlar? Neden okuyorsun? Bunu söylemiyorlarsa, neyi söylüyorlar? — Senin bu sorduklarını yanıtlayamayan insanın üzüntüsünü söylüyorlar Zorba! dedim.
Kaygılar dağıldı, namuslu sıkıntılar yol aldı, ruh doruğa erişti. Lola, linyit, hava yolu, «sonsuzluk», küçük büyük kaygılar, hepsi mavi bir duman oldu, dağıldılar; yalnız kurşundan bir kuş, şakıyan insan ruhu kaldı.
Sayfa 164·Kitabı okudu
Kendi kuyruğunu ısıran esrarengiz yılan kendi çemberi içinde kuşattı beni; toprak can veriyor ve kendi çocuklarının canını alıyordu; sonra yeniden doğuruyor ve yine doğurduklarının canını alıyordu.
Sayfa 159·Kitabı okudu