"Kusura bakmayın ama Profesör, sizin aklınız Hitler'e takılı kalmış. Her iktidar öldürür ne demek. Şimdi ben, saçma bir şey ama, iktidara gelsem öldürür müyüm sizce."
Omuzlarımdan tuttu, gözlerimin içine baktı.
"Evet!" dedi, "Siz bile öldürürsünüz. Çünkü iktidar olmanın başka yolu yok. Eskiden daha açık yapılıyordu, şimdi daha gizli.
...
İktidarınızın sürekliliği öldürmeye bağlı olur..."
"Uygarlıktan bir süre uzak kalmak, ona kavuşunca en kötü yönleriyle isteklerini yerine getirmeye zorlar. Serüven yaşamaya en uygun yarı kişisel, ıssız, tehlikeli memleketlerde ömür sürmüş iseniz bunu her gün görmüşsünüzdür, önce bunlara acımışsınızdır, sonra düşününce hak vermişsinizdir."
"İnsan kendi memleketinden uzaklaşıp da böyle başka ırkların yerleştiği ayrı isimli yerlere gitti mi bilmediği, görmediği şaşılacak olaylara karışmak, birtakım serüvenler geçirmek ister. Çoğu kez bunları yapamadığı içindir ki seyahatinden abartıcı, hatta yalancı olarak döner. Bire bin katmak, habbeyi kubbe yapmak, fili yılana yutturmak... İşte yolculuğun eskiden, resimli gazete ve sinema yüzyılından önceki amacı bunlar idi."