Kitap o kadar akıcı ve sürükleyici ki elime aldıktan sonra bırakmam mümkün olmadı.
Kendisi de doktor olan ve çalışma hayatının ilk yıllarında köy doktorluğu yapan yazarın hayatından izler taşıyor kitap. Bu durum kitabı daha da güzelleştiriyor.
Yazarın akıcı anlatımı ve mizahi dili ile kitabı bitirmek istemeden okuyacağınız birbirinden güzel dokuz hikaye yer alıyor kitapta. Kitabın konusuna gelecek olursak Tıp fakültesinden yeni mezun olan Dr. Bomgard Bolşevik Devriminin başında ücra bir köye tek doktor olarak atanır. Sadece kitaplardan okuyup derslerden izlediği birbirinden zor ve acil vakalarla burada yüzleşir. Aynı zamanda köylülerin cahilliği ve zorlu hava koşulları doktorun buradaki günlerini daha da zor geçirmesine sebep olur.