simurg

simurg
@simurgsisi
promise you'll smile once again
Tavsiye etmem, benlik değil. Daha iyisini beklerdim
6/10
·328 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 21:45
Öncelikle bu kitap hakkında konuşacaklarımın ufacık da olsa spoiler olduğunu söylemek ve sizi uyarmak isterim. Şimdiyse başlayalım yorumlamamıza, kitabı çok beğendiğim söylenemez. Fakat onu o raflarda görüp arkasını okuyunca çok heyecanlanmış ve hemen bu kitabı okumak istediğimi de araya sıkıştırmış olayım. Yine de evet, kitap ilk okuduğum korku kitabı olduğundan beğenmek değil vasatın üstü diyebileceğim bir noktada. Kitapta çokça eksiklik var, cevaplanmamış sorulardan ibaret. Her şeyi sıska çocuğun ağzından okumuş olmamız hikayedeki eksikliğin ana kaynağı zaten. Sıska çocuğun adını bir kere bile öğrenmedik, Valentina'nın Sıska çocuğa olan tavrının sebebinin ne olduğunu bile anlayamadım. Korku filmi diye adlandırdıkları filmin zerre korku filmi olmaması ve filmin neden bir anda bu kadar ünlendiğini de, tekrardan çekilmek istendiğini de anlamadım. Genel olarak kitabı da anlamadım. Bazı yerlerde geçen mide bulandırıcı sahneleri de anlayamadım, özellikle Valentina'nın evinde sıska çocuğun parmağının kesilmesi ve karavanda olan sıska çocuğun yeni oyuncusunun eski oyuncu tarafından öldürülüp üstüne kısmi olarak yenmesi. Sıska Çocuğun bu denli maskeyle bütünleşmiş ve gerçekten sıska çocuk olarak kalmasını da anlayamadım. Zaman kavramı da canımı sıktı kitapta. Yani olmadı beğenemedim, uyuşmadık kitapla.
Korku FilmiPaul Tremblay · İthaki Yayınları · 202582 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kelimelere dökemeyeceğiniz bir eser...
8/10
·304 syf.··
2025 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2025 07:15
Kitabı sayfalarca anlatabileceğiniz kelimeleri bulamazsınız. Çünkü sandığınız kadar uzun ve büyük bir olay örgüsü yerine geride kalanları, hayatlarında varlığı bile sayılmayan kadınları okuyorsunuz. Troya Savaşı'nın bitişinin ardından olan bu kitap Yüce Akhilleus'un ölümünden sonrasını anlatıyor. Onun oğlu Pyrrhos, Akhilleus'un Şarkısı kitabından tanıdığımız savaş ganimeti Briseis, Alkimos ve birçok karakteri bulunduran bir kitap. Kitabın çoğu yerinde Akhilleus'un adını görüyoruz. Onun ününü, bazen Patroklos da geçiyor. Ama en çok köle olan kadınların çektiği sıkıntıları okuyoruz. Yunanlılara göre sadece erkeklerin dediklerini yapmak zorunda olan Troyalı kadınları okuyoruz. Başta da dediğim gibi, kitapta belirli, akışa önem verecek kişiler için uygun bir olay örgüsünün olduğunu düşünmüyorum. Akhilleus'un Şarkısı'ndaki gibi bir aşkı, ya da Ben Kirke'deki gibi bir büyücü tanrıça okumuyoruz. Akhilleus'un çocuğuna hamile olan Briseis'i okuyoruz, kocası Hektor öldükten sonra kocasını öldüren adamın oğlunun kölesi olan Andromakhe'yi okuyoruz, herkesin bir zamanlar sevdiği ama savaştan sonra nefret ettiği Helene'yi okuyoruz. Yani canı başkaları tarafından sürekli yanmış kadınlar kitapta ön planda. Adı üstünde, Troyalı Kadınlar... Hiç yerine konulan, söz hakları bile olmayan kadınlar. Öyle ki, bir olay olduğunda kimsenin aklına bile gelmeyen o kadınlar... Yanisi, Troya savaşı hakkında bilgileriniz varsa okumak isteyeceğinizi düşündüğüm bir kitap. Savaşın ardından kalanların neler yaşadığının kurgulanmış bir versiyonu ve okumaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Troyalı KadınlarPat Barker · İthaki Yayınları · 2023307 okunma
Derinden etkiledi
10/10
·440 syf.··
2024 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2024 00:00
Ah aslında neler yazacağımı bilemiyorum çünkü en az Aristo kadar kelimelerle aramın iyi olmadığını biliyorum. İlk kitaba nazaran benim için ikinci kitap daha değerli oldu. İlk kitap onların çocuksuluğuydu, ikincisi ise olgunlaşmalarını konu alıyordu. Aristo gibi ince düşünceli karakter okumaktan çok zevk aldım, belirli kıdımlardan sonra gözlerim dolu dolu okudum. O kadar içime işlemişlerdi ki kendimi birkaç ay önce Algernon'a Çiçekler okuduğum zamanlardaki gibi hissettim. Onun da sonlarına doğru ağlayarak okumuştum. Aristo'nun tüm olanlara karşı büyüyüp olgunlaşması, okumaktan en hoşlandığım şeydi. Başta Cassandra ile aralarındaki canımı sıksa da devamında ikisinin birbirine verdiği değer öyle hoşuma gitti ki inanamazsınız. Onun dışında Dante normalden de karışıktı, elbette kitapta aralarındaki ilişkiden çok Aristo'yu okuyorduk. Kitap Aristo'nun üzerinden ilerliyordu, açıkça bol ilişkilerinin olmaması doğaldı. Bence iki kitaba da bir şans verebilirsiniz, seveceğinizi düşünüyorum.
1000Kitap
Aristo ve Dante Dünyanın Sularına DalıyorBenjamin Alire Sáenz · Dex Kitap · 2022613 okunma
Favorilerimden biri artık bu kitap.
10/10
·376 syf.··
2024 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2024 12:17
Okurken ikisinin güzelliğine kapılacağınız, ikisini de kollarınıza alıp sevmek isteyeceğiniz iki genç. Aristo içine kapanık, karmaşık bir karakter. Abisi hapse girdiğinden beri ailede ismi bile anılmadığı için abisinin yokluğuyla büyümüş biri, ona yüzmeyi öğretmek isteyen Dante adında biriyle tanışıyor ve birbirlerine bağlanıyorlar. Aralarındaki ilişki çok güzel. Aristo, Dante için canını hiçe sayacak kadar cesur biri. Dante ise Aristo'yu delicesine sevebilecek biri. Oğlan kavramından erkek kavramına geçişlerinin, ikisine yarattığı karmaşıklığı kitapta çokça okuyoruz. Aristo zaten karmaşık bir karakter ve daha da karmaşıklaşıyor, aile olarak da birbirlerine kendilerini açtıkları söylenemez. Fakat Aristo ve babasının kötü rüyalar görmeleri hakkında konuştukları sahnelere ağlamak istedim. Aslında her karakter birbirinden çok güzel, severek okuyabileceğiniz bir kitap. Aristo ve Dante sonunda evrenin sırlarını keşfediyor. Evrenin sırları onlar ve çok güzeller.
1000Kitap
Aristo ve Dante Evrenin Sırlarını KeşfediyorBenjamin Alire Sáenz · Dex Yayınları · 20172,961 okunma
Anı yaşayın!
8/10
·326 syf.··
2024 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 00:09
Andrew Martin bir matematik profesörü, büyük bir matematik bilmecesini çözdükten sonra ortadan kayboluyor ve bir otoban üzerinde kendisine geldiğinde artık kendisi olmadan yapması gerekenleri uygulaması gerekiyor. İlk başta diğer her kitap gibi karışık, anlaşılmaz ve olan olayları kavrayamadığım bir şekilde başladı. Fakat okudukça herkesin kim olduğu tam oturdu ve neler olduğunu daha iyi anlamaya başladım. Kitap aslında acayip saran kitaplardan biri, lakin okuyana. Ben 10 günde okudum ve vaktim olmadığı için okumam bu kadar uzun sürmüş oldu. Yine de bu kitap benim için okuması değerli bir kitaptı. Andrew'in duygularının gelişimi, duygularla tanışması ve insanları tam olarak anlamaya başlaması beni çok heyecanlandırdı. İstemeyerek de olsa bazen saçmalıklar yaptı fakat sonunda hatalarını da telafi etmeyi başardı. Bence başardı. Lafı uzun tutmayacağım, bu kitabı okursanız alacağınız asıl mesaj şu arkadaşlar; "Anı yaşayın, şimdiki zaman bir daha hiç olmayacak."
1000Kitap
İnsanlarMatt Haig · Kolektif Kitap Yayınları · 201514,9bin okunma