Efendim ben Hakan Günday severim . Ama bilmiyorum bu kitap bi garipti ya . Şimdi konusundan bi kısaca bahsedeyim . Genellikle 63636372 kere burada incelemelerde konusundan bahsedildiği için daha çok yazım diliyle ve bende uyandırdığı izlenimden bahsediyorum ama sanırım konusuna değinmeden hislerim çok anlaşılmayacak .
Gaza annesiz büyümüş bir çocuk, babası insan kaçakçısı. Her şey bunun üzerine. Yazarın böyle karakterler seçmesini ben çok seviyorum. Alışılmışın dışında, belki de hayatımızda eğer doğuda yaşamıyorsanız çok karşılaşmayacağınız bir karakter Gaza. Öncelikle o insanları hapsettikleri yerde yaşananlar baya bi mide bulandırıcıydı. Yazarın bu tecavüz sahnelerine olan takıntısını anlamakta zorluk çekiyorum ????? Derdin ne Hakan abi ya
Neyse annesiz büyümesi yetmezmiş gibi babasının işine yardım ediyor. İnsanları tuttukları bi yer var depo gibi. Yolculuk başlayana kadar insanlar orada kalıyor . Gazada onlarla ilgileniyor. Ergenlik çağında bir çocuk Gaza. E kontrolü onun eline verirlerse çocukta cılkını çıkarıyor işkence ediyor insanlara. Kendini tanrı sanmaya başlıyor çocuk bir zaman sonra olmayan psikolojisini de yitiriyor. Babasıyla yaşı büyüdükçe bir yüzleşme hevesi oluşuyor. Ölümüne sebep olduğu cumanın hayaletiyle yaşıyor . Babasıyla yüzleşmesiyle babası intihar ediyor ama ölen tek babası olmuyor. Cesetlerin içinde o kadar gün kalması ve cesetlerle arasında yaşanan hiç hoş olmayan münasebetler “yuh!” dedirtti . Kitapta her şey iyi giderken baktım 100 sayfa daha var dedim evet kötü sonla bitiyor yine . Şaşırmadım ama ne diyeyim. Ama tüm bunlara rağmen kitap akıcı. Okunuyor yani mideniz bulansa da bırakmıyorsunuz elinizden. Sonlarına doğru yazar bizi Gazanın zihniyle ve düşünceleriyle başbaşa bırakmış ama açıkçası ben biraz sıkıldım oralarda . Sona doğru