sinem

sinem
@sinemben
Zaman yok. Zaman, niçin yok? Zamana n’oldu?
Reklam
Sen ordan oraya gidiyordun nereye gittiğini kendin de bilmeden yalnızca gitmek için gidiyordun yollarda, yolculuklarda kurtulacağını sanıyordun gidişlerin seni kurtaracağını umuyordun o büyük sözü unutmuştun (delikanlılığımda sık sık andığın): Yurdundan kaçmakla kendinden kaçtığını mı sanıyorsun? Kaçtığın neydi? Bana sorarsan onu bile bilmiyordun. Yalnız yollardaydın. Tek başına.
İşkence etme, diyor Birinci Ses. İşkence etme senden başka dileğim yok. İşkence eden kim? diyor İkinci Ses (şaşkın). İşkence etme, diye tekrarlıyor Birinci Ses. Sorularınla, susmalarınla, bakışlarınla işkence etme. Konuş. Anlat. Düşle. Ama işkence etme.
Gülüyorlar. Sözcüklere mi? Yitmiş gençliğe mi? Gülüyorlar.
Nasıl başlamak? Nerden başlamak? Güç olan başlamak. Konuşurken. Düşünürken. Yazarken. Nasıl başlamak? Çünkü nerden başlayacağımı bilmiyorum. Çünkü nerde, ne zaman başladığımı bilmiyorum. Sonra başlamak? Hangi sözcüklerle? Beni aldatmayacak, arayıp bulmak zorunda kalmayacağım, dilimin ucuna gelecek hangi sözcüklerle? Bir anda mı? (Hangisi?) Bir kanla mı? (Hangisi?) Bir anı ile mi? (Hangisi?) Bir kanı ile mi? (Hangisi?)
Reklam