Sen
ordan oraya gidiyordun
nereye gittiğini kendin de bilmeden
yalnızca gitmek için gidiyordun
yollarda, yolculuklarda kurtulacağını sanıyordun
gidişlerin seni kurtaracağını umuyordun
o büyük sözü unutmuştun (delikanlılığımda sık sık andığın): Yurdundan kaçmakla kendinden kaçtığını mı sanıyorsun? Kaçtığın neydi? Bana sorarsan onu bile bilmiyordun. Yalnız yollardaydın. Tek başına.
İşkence etme, diyor Birinci Ses. İşkence etme senden başka dileğim yok.
İşkence eden kim? diyor İkinci Ses (şaşkın).
İşkence etme, diye tekrarlıyor Birinci Ses.
Sorularınla, susmalarınla, bakışlarınla işkence etme.
Konuş. Anlat. Düşle. Ama işkence etme.
Nasıl başlamak?
Nerden başlamak?
Güç olan başlamak.
Konuşurken. Düşünürken. Yazarken.
Nasıl başlamak? Çünkü nerden başlayacağımı
bilmiyorum. Çünkü nerde, ne zaman başladığımı
bilmiyorum. Sonra başlamak? Hangi
sözcüklerle? Beni aldatmayacak, arayıp bulmak
zorunda kalmayacağım, dilimin ucuna gelecek
hangi sözcüklerle? Bir anda mı? (Hangisi?)
Bir kanla mı? (Hangisi?) Bir anı ile mi? (Hangisi?) Bir
kanı ile mi? (Hangisi?)