Her ne kadar kendimizin hakimi olduğumuzu düşünsek de gerçekte kendine hakim olabilen insan sayısı çok azdır ve bunun farkına varmak gerçekten azap veriyor.
Fakat işin acı tarafı şu ki, tabiatımızın duygusal yanı her ne kadar psikolojik hayatımızda son derece güçlü olsa da, bizim duygular üzerindeki hakimiyetimiz oldukça zayıftır.
Hiçbir zevkten geri kalmayan ve egosunu tatmin etmek için hiçbir masraftan kaçınmayan bir demagoğun dilindeki sosyalist söylem ile asil bir ailede zengin olarak doğan, aynı zamanda kabiliyetli ve zeki birisi olmasına rağmen sade Rus köylülerinin yaşadığı gibi yaşayan Tolstoy’un hissettiği sosyalizm bir olabilir mi?
Zira yalnızca sizler özgürsünüz diyerek uzun ve meşakkatli bir süreç olan kişinin kendi özgürlüğünü kazanması işinin son derece kolay elde edilebileceği düşüncesini gençlere aşılamak, onların ta en başından cesaretini kırmak demektir.