Sinem

Keder, sanki bize giydirilmiş ikinci bir elbise gibi. Bütün vücudumuzu sarmış da bize nefes aldırmıyor. Bu övünülecek bir durum değil ama dere çıkarmamız gerekiyor. Sıkıntıyı, acıyı göze alacak kadar sağlam olmalı herkes.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Onlar ancak insanın ruhunu ezebilirler, vücudunu değil. İğrenç ellerle ruha dokunmak, vücuda dokunmaktan daha acı verici değil midir?
Çocuk doğurmak çok zordur ama insanlara iyiliği öğretmek, çocuk doğurmaktan daha zordur.
Bize hükmedenler korkularımızdan yararlanıyor ve bizi istedikleri gibi kullanıyorlar. Korktukça bataklığa saplanıyoruz. O bataklıktaki ağaçlar gibi korktukça çürüyoruz.
Fabrikalar insanlar çalıştıkça gelişir ve çoğalır fakat insanlar çalıştıkça ölürler…