Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
Merhaba arkadaşlar . Sizlere bugün Maksim Gorki'ye ait " Ana " isimli dünya klasiği ile geldim. Kitap beni başlarsa biraz sıkmış olsa da,sonrasında su gibi akıp gitti. Bir ananın oğlu için mücadelesini okuyacaksınız. . Maksim Gorki’nin 1906’da sürgünde yazdığı romanı Ana, toplumcu gerçekçilik akımının başyapıtlarından biri kabul edilir. Eser, fabrikalarda zor şartlarda çalışan binlerce işçiden biri olan Pavel’in özgürlükçü fikirlerine başlangıçta korkuyla yaklaşsa da, sonradan onun ilkelerine sahip çıkarak devrimin meşalesini taşıyan kadınlardan biri olan annesi Pelageya’nın hikâyesini anlatır. 1905 Devrimi öncesi Rusya’nın toplumsal panoramasını ustalıkla yansıtan Ana, aynı zamanda yeni bir düşünce ve toplumsal uyanışın simgesi haline gelmiştir. . Kitap Arkası: " Oğlumun ve arkadaşlarının neden mahkum olduklarını size anlatmak istiyorum!..Sözlerimi dinleyin şu ana yüreğine şu ağarmış saçlara inanın!Onlar size adaleti getiriyorlar diye mahkum edildiler! Ben adaletin ne olup olmadığını dünkü mahkemede anladım..Bu tartışılmaz bir şey... Açlık,sefalet ve hastalık...İşte insanlara emeklerinin karşılığında verilenler.Bu dünyada her şey bize karşıdır. Biz ömrümüz boyunca çalışarak, sürünerek yaşarız. Birileriyse bizim emeklerimizin ürünüyle yer içer, keyif yaparlar.Bizi zincirlenmiş köpekler gibi karanlıkta tutuyorlar, hiçbir şeyden haberimiz olmuyor,her şeyden korkuyoruz ! Bizim bütün ömrümüz aslında karanlık bir gecedir." . Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim
AnaMaksim Gorki · Sonsuz Yayınevi · 201334,4bin okunma
Ana'nın size anlatacakları var!
Puan vermedi·247 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Ah Pelake Ana ah! Böyle ahlarla başladı Pelake Ana'nın hikayesi ve böyle de bitecekti. Hikayesi diyorum çünkü onun bize anlatacak bir hikayesi var! Pelake Ana, Çarlık Rusyası'nda bir fabrikanın yakınlarındaki yerleşim yerinde yaşayan avaraj bir kadın. Avarajdan kastım, hayattan pek de bir beklentisi olmayan ve sarhoş kocasının dayaklarıa alışmış bir kadın. Bu dönem için kırsal alanda yaşayan bir kadının üstlendiği rol bu. Ama asıl hayatı kocasının ölümünden sonra başlıyor. Oğlu Pavel de babası gibi fabrikada çalışıyor ve başlangıçta annesiyle, kitabın diliyle anasıyla, olan ilişkisi "yemeğim nerde?" nin ötesinde değil. Pavel bir süre sonra kendisini okumaya veriyor. Öyle ki kendini dönemin sosyalist fikirlerine kaptırıyor. Anası onun konuşmalarından bile bir değişim olduğunu hissedebiliyor. İşte bu romanda Pelake Ana'nın bu duruma ilişkin tutumu ve bunun değişimini görüyoruz. Fakat yazarımız bununla sınırlı kalmıyor. Bize aynı zamanda Pelake Ana'nın, o avaraj kadının, nasıl da bir birey haline geldiğini ve ilk kez düşünmeye başladığını gösteriyor... Onun yanı sıra Pavel'in arkadaşlarını da görüyoruz. Her birinin kendisine ait bir nedeni ve nasılı var. Ortak paydaları ise etrafında toplandıkları gayeleri. Onlara bakınca bir hedef etrafındaki insanların motiflerinin ne derece farklılık gösterebileceğini görüyoruz. Andre, Ribin, Vesofçikov, Saşenka... Onların arasında Pelake Ana ise "davaya" ilişkin düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor: "Yalnız bu kadar sert olmayın. Yüreğinizde sevgi ve merhamete de yer bırakın." Dönemin yapısını ve yeni filizlenmekte olan sosyalizmde insanların nasıl da çare aradığını anlatıyor Maxim Gorki. Bunu yaparken de okuyan çizen şehirliler ile okuma yazması bile olmayan Pelake Ana'nın otorite ile mücadelesini gözler önüne seriyor, üstelik
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Sonsuz Yayınevi · 201334,4bin okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2020 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2020 22:30
Ana Maksim Gorki Kitap bittiğinde kapıldığım his tam olarak şu " keske bu kitabı lisede okumuş olsaydım" oldu. Hayatimda bir dönüm noktası yaratabilecek türden bir kitap. aslinda hepimizin bildigi farkettigi en azindan kendi icinde dusundugu isci sinifinin magduriyetini anlatiyor. Bununla beraber fedakar bir anneyi goruyoruz. Oyle ki bu anne daha dogru tabirle Ana etrafimizda surekli karsilastigimiz fedakar bir anne . Oglunu cok sevmekle kalmayip oglunun dusuncelerini de cok seviyor . Bu da onun cesitli eylemler yapmasina vesile oluyor. Tek kelimeyle harika bir kitapti. Ozellikle genc yastaki insanlara okutun . Okuyun..
AnaMaksim Gorki · Sonsuz Yayınevi · 201334,4bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2023 11. kitabı
Ana Maksim Gorgi'nin Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Benim Üniversitelerim eserlerinden sonra şimdi gelelim Ana'ya.. Pavel'in babası fabrikada ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Çok çalışır ama emeğinin karşılığını alamaz. Akşam işten eve dönüp geldiğinde patronlarına olan öfkesini karısından çıkarır durmadan, onu döver, hırpalar. Yanlız "Pavel'in babası mı?" bu durumda dersiniz. Tabii ki de hayır. Fabrikada çalışan işçilerin hemen hemen hepsi, akşam eve geldiklerinde içip içip karılarına şiddet uyguluyorlardır. Baba bir gün vefat eder. Artık tüm sorumluluk evin geçimi Pavel'in omuzlarına binmiştir. "Şimdi ne olacak?" dersiniz.. Bu kez babası ölünce, Ana'ya şiddeti Pavel mi uygulayacak? Gel zaman git zaman.. Pavel de babası gibi fabrikada çalışmaya başlar. Eve gelip tüm kazancını annesinin eline sayar. Annesine her gün nazik bir şekilde, hak ettiği gibi davranır. Ana şaşkındır. Benim oğlum, neden diğer gençler gibi değil? Neyse.. Pavel'deki bu değişimin kısa zamanda farkına varır. Oğlu gece geç saatlere kadar okuyor, bilinçleniyordur. Babasının ve çevresindeki işçilerin neden böyle proletaryanın kölesi durumunda izbe bir yaşam sürdüğünü anlıyor ve içerliyordur. Ana'sına der; Ana, babamın durumunu ben anlıyorum. İşten gelince onun neden öfkesini sana kustuğunu, yoğun iş yükü altında neden ezildiğini.. Evet evet hepsini biliyorum. Ana, babamın sana kustuğu öfke.. Hakkını alamadığı için.. Ana, yeni öğrendiklerini kanıksamaya çalışır. Peki şimdi ne olacak? Aklından sis perdesini kaldıran Pavel, "şimdi eli kolu bağlı mı duracak?" dersiniz. Hayır.. İşçi haklarının mücadelesi için kendisi gibi düşünen arkadaşlarını da yanına alarak haklarını kazanmak için büyük bir mücadeleye girişicektir. Bu hususta Pavel'e en büyük destek, oğlunu canı gibi seven Ana'dan
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2025 15:01
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :) Okumak isteyenler, girişler SOLDA efendim!!️️ Maksim Gorki'nin Ana (1906) adlı romanı, Rus edebiyatının ve sosyalist gerçekçiliğin önemli eserlerinden biridir. Kitap, devrim öncesi Rusya’daki işçi sınıfının yaşamını ve devrimci hareketin doğuşunu konu alır. Gorki, bu romanı Önce bir dergide bölüm bölüm yayımlanmış. Sonra yetkililer okumuş, kaşlar çatılmış, “bu ne anlatıyor böyle?” deyip yasaklamışlar. Çünkü bu romanın içinde sadece hikâye değil, fazlasıyla gerçek var. "Ana" - Kapitalizme karşı sessiz ama kararlı bir direniş (Ve anneler, aslında çok şey biliyor). Maksim Gorki’nin Ana adlı romanı, sadece devrimci bir anlatı değil; aynı zamanda kapitalizme ve sisteme karşı bir kadının yükselişi. Pelageya, her ne kadar ilk başta sıradan bir taşra annesi gibi görünse de, oğlunun devrimci faaliyetlerine tanık oldukça birdenbire sistemin çarklarını anlamaya başlar. Hani biz de hep “Annem anlamaz, işleri bilmez” deriz ya, işte Pelageya, “Anladım, o zaman ben de bu işin içinde varım!” diyerek devrime atılıyor. Yani anlayacağınız, bu romanda “Annene söyle devrim yapsın” düzeyindeyiz. Kapitalizmin günlük yaşamımıza hâkim olduğu şu dönemde, Pelageya’nın değişimi bir tür uyanış gibidir. Bir gün oğlunun gizli toplantılarından şüphelenirken, ertesi gün onu desteklemeye karar verir. Kapitalist düzenin baskılarına karşı verdiği savaş, aslında işçi sınıfının sistemin yükünü omuzlarında taşımasına ve buna karşı durmasına dair güçlü bir simgeye dönüşür. Ve evet, oğlunun devrimci mücadelesine katılmak, bir annenin de hayatını değiştirebilir. (Şimdilerde anneler oğullarına TikTok videolarını
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,4bin okunma
Aklı kanla söndüremezsiniz!!!
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 11:04
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak, adalet, eşitlik ve özgürlüğün savunulmasını, en aydınınından en cahiline kadar bilinçlenip tek yürek olması gerektiğini dile getiren müthiş bir kitap. Pavel'in annesi Palegaya, kocası tarafından ezilmiş, dövülmüş ve hep boyun eğmek zorunda kalmış cahil bir kadındır. Kocasının ölümünden sonra da oğlu Pavel babası gibi davranmaya başlamıştır. Ama kısa bir süre sonra davranışları değişmiş. Kitaplara yönelmiş. Babasının ve babası gibi davranışlarda bulunanların ezilip sömürüldüğü için bu kadar sert, öfke dolu olduğunu anlamış ve daha iyi şartlara sahip olsalardı böyle davranmayacaklardı kanaatine varıp, varolan düzene başkaldırış hikâyelerini başlatmışlardır. Yasaklı kitaplar okuyorum ben anacığım. Bizlerin, işçi yaşamımızla ilgili gerçekleri yazdıkları için okumaları yasaklanan kitapları okuyorum. Herşeye boyun eğmeye alışmış olan Ana korkuyor oğluna zarar gelecek diye. Ama oğlu başımıza ne geliyorsa korktuğumuz için geliyor. Bizi yönetenler korkumuzdan yararlanıyorlar, bu daha çok korkutuyor bizi diyor. Ve Ana başlarda her ne kadar korkuyor olsa da sonrasında sadece Pavel'in annesi olmaktan çıkıyor diğer yoldaşların da anası, ablası, kardeşi oluyor. Oğlunu bu dava da yalnız bırakmıyor. Bir de şartlar değişince Ana oğlunun yerine geçip mücadelenin meşalesini devralıyor. Ana Palegaya her ne kadar cahil, herşeye boyun eğmiş biri olsa da verdiği mücadele, bir anne olarak oğlunun yanında yer alması ve cesareti takdire şayan. Pavele hakim soruyor: itiraf ediyor musunuz suçunuzu? Ve cevap veriyor; **Suçum neymiş ki, itiraf edeyim? Kimseyi öldürmedim, kimsenin bir
İnceleme
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma
8/10
·432 syf.··
2025 18. kitabı
Bir fabrikada işçi olarak çalışan karakterimizin hak ve adalet yolunda arkadaşlarıyla(yoldaşlarıyla) çıktığı yolu anlatıyor eserimiz.Halkın yenilen hakkının , cahilliğin bilgili cahillere karşı bilinçlenmesi mücadelesi.Baş karakterimizin annesi oğlunun bu durumu uğruna herşeyini ortaya koyuşu,mücadelesi ve yılmayan azmi kitaba ismin veren olay oluyor.Hak ve mücadele kişiye göre değişen yollarda aranır.Bu yol kimine göre kendi arzuları yani nefsiyle kimine göre de nefsini verenle olur.Bir savaş ancak ne için mücadele ettiğini bilmekle kazanılır.
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 201834,4bin okunma
"ANA!"
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2022 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2022 22:35
Kitabın incelemesini yapmadan önce ana olmanın ne demek olduğunu yazmak istedim. Beceremedim. Hiç bir sözcüğe sığdıramadım anneliği... Belli başlı kavramlarla sınırlanacak türden de değildi... En azından benim sözcük dağarcığımda anneliğin yerini tutacak bir söz yoktu. Yetersizdi hepsi. O yüzden de ben iyisi mi kitaptan ve kitapta ki anneden bahsedeyim sizlere. Kısa da olsa bir fabrika geçmişim olduğu için belki de bu kadar çok beğendim bu kitabı. Herkes bilir emek sömürüsünün en çok olduğu yerlerdir; fabrika, tekstil ve atölye türü yerler. Buralarda işçiler genelde karın tokluğuna çalıştırılır. Enerjilerini ve güçlerini de sonuna kadar sömürürler. Tüm bunlar müdürler ve şefler için geçerli değildir elbette onlar çok daha az çalışarak çok daha fazlasını kazanan kesimlerdir. Ve bir yerde böyle bir eşitsizlik söz konusuysa isyan kaçınılmazdır. Peki bu isyanın başlaması için neler gerekir? Elbette öncelikle kurbanlar gerekir, kendilerini tüm işçiler için kurban edecek kişiler; diğerlerinden daha zeki, daha çok okumuş, tüm gerçekleri görebilen, cesur kurbanlara ihtiyaç vardır. İşte burada Pavel, arkadaşları ve annesi taşın altına eline koyan kişiler oluyor. Pavel'in doğup büyüdüğü yerde insanlar fabrikada çalışarak geçimini sağlayan kişilerdir. Tabi buna geçim denilebilirse. İnsanlar fabrikada gün boyu çalışır, iş çıkışı alkol alırlar. Gençler birbirleriyle kavga ederler, büyükler oğullarını ve eşlerini döverler... Bunun tek bir sebebi vardır aslında. Fabrikada sabahtan akşama kadar yok pahasına ezilmek. Çalışanlar bu kinlerini, öfkelerini dışarıda ki kişilere kusuyorlar. En çok da en yakınındakilere. En kötüsü de bunun sebebini göremeyecek kadar kör olmaları. Fabrikada ezilmelerini de eşlerini ve çocuklarını dövmelerini de gayet normal ve olması gereken olarak
AnaMaksim Gorki · Oscar Yayınları · 201934,4bin okunma
7/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2021 15:00
"Yaşamın kaynağı sevgidir, kin değil." Kitabı okusanız da, okumayı düşünsenizde, hiç okumayacak olsanız da bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim çünkü kitabı okumak isteyenler için çok güzel bir ön hazırlık olacaktır. Sonrada paylaşıp daha fazla okura ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Herkese keyifli okumalar. Bizler kapitalist bir dünyada çırpınmaya çalışan sıradan insanlarız. Bu dünyada kapitalist adı altında bir sınıf çatışması var. Bu sınıfta; bir yanda asgari ücretle geçinmeye çalışan proletaryalar, diğer yanda proletaryaların kafasına vura vura parayla dans eden burjuvalar var. Bilmeyenler için açıklayayım: "Protelarya" işçi sınıfını temsil eden bir terimdir. "Burjuva" ise zengin işverenler grubunu temsil eder. Bu terimler ünlü filozof Karl Marx'dan çıkmıştır. Karl Marx, sanayi devriminde işverenler altında ezilen işçiler için "sosyalizm" adında bir akım meydana getirir. Yani, sosyalizm kapitalist sisteme karşı açılan bir savaştır. Buraya ayrı bir virgül açalım. Sosyalizm'in yanında bir de Komünizm var. İkisininde birbirinden farkı çok azdır ve ikiside sanayi devriminde işçilerin isyanı olarak ortaya çıkmıştır. Bunların detaylarına girmeye gerek duymuyorum, isteyen internetten araştırabilir. Sonuç olarak, Karl Marx aynı zamanda Komünist'tir de. Dolayısıyla 1848 senesinde arkadaşı Engels’le birlikte bir "Komünist Beyannamesi" yayınlar. Bu beyannamede bütün dünya işçileri birleşmeye çağırır ve birleşen işçilerden, kapitalist ekonomik düzene devrim yoluyla son verilmesi istenir. Kaçak yollarla yayınladığı bu beyanname, daha sonları "Komünist Manifesto" adıyla kitap haline gelir ve yıllandıkça önemli kitaplar arasında yerini alır. Yanisi dostlar, Karl Marx'ın Komünist Manifesto'sunu bu kitaptan önce veya sonra okursanız mevzuyu çok güzel pekiştirmiş olursunuz.
1000Kitap
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,4bin okunma
Ana - Gorki (Kütüphanemin en başındaki Kitap)
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2023 34. kitabı
Bu kitabı üniversitenin ilk senesinde okumuştum. Ufkumu açan, düşüncelerime, hayata bakış açıma temel oluşturan bir kitap. Çalıştığım yerde yönetici olmama rağmen hak arayanlara her zaman sempati duymama neden olan kitap. Beni derinden etkileyen ve kitabın başından sonuna kadar unutulmaz bir duygu seli yaşatan bir kitap oldu. O yüzden de bu kitabı okumak tüm insanlar için elzem olmalı..... Bir insan ya da insan toplulukları eğer haklarını aramıyorlarsa o insanlar veya ülke kaybetmeye mahkumdur. Çalışmanım karşılığı ücrettir eğer ücretler yeterli değilse yasal çerçevede bu hak aranmalıdır. bu hak arama sadece ücretle de sınırlı olmamalı her alanda bu yapılabilmelidir. Bende ki bu düşünceye ilk sebep olan kitaptır... Kitaba gelecek olursak ''Ana'' kitabının konusu Palageya(Ana) adındaki kendine güveni olmayan, sürekli itilip kakılan, sarhoş kocasından dayak yiyen bir kadının mevcut şartlar değişince oğlunun(Pavel) davasını ölümüne savunan bir annenin mücadelesini anlatıyor bu kitap. Pavel işçi haklarının olmadığı bir fabrikada çalışır, çalışma şartları nedeniyle işçi haklarına olan ilgisi daha da artar. Okuduğu yasaklı kitaplar ile artık baş kaldırması gerektiğini düşünür ve işçi haklarını anlatan gösteriler yapar. Bunun üzerine tutuklanır. Annesi artık oğlu adına mücadele etmeye başlar, bildirileri herkese yayarak insanların bilinçlenmesini sağlar. Özellikle oğlu hapisteyken Ana'nın yürütmüş olduğu hak arama mücadelesi gerçekten insanın içine işliyor. Bir anda kendisi halk kahramanı olur fakat bunun da bedeli sürgün olur. Son olarak her şeyin anlatıldığı bir bildiriyi Moskova’ya gidip dağıtmayı düşünür ama trende yakalanır. Her ne kadar trendekiler onu korumaya çalışsa da jandarma kadını döverek öldürür. Hala bu nadide eseri okumamış arkadaşlar varsa şiddetle
Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,4bin okunma

Yazar Hakkında

Maksim GorkiYazar · 96 kitap
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir. 1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı. Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti. Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur. 1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır. Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar. Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır. 1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.