Okuduklarımdan bahsediyorum.
Son zamanlarda ise kendi yazdıklarımdan.
İMZA:MAHUR isimli romanımdan yaptığım alıntılara göz atabilirsiniz. :)
Satış Linki:
bkmkitap.com/imza-mahur
Öyle bir çağa, öyle bir zamana denk geldik ki, ne seni ne de kendimi bu zamana ait hissediyorum. Bence bizim gibilerin en azından bir asır geride yaşamaları gerekirdi. Bunca kirliliğin, bunca zulmün ve yalanın henüz eskiyemeyecek kadar az olduğu zamanlarda.
Biz aynı yerden kırıldık hayata seninle. Aynı yerden sızladık, birbirimizi hiç tanımayan iki yabancı iken... Tıpkı diğer bütün insanların da aynı yerden sızladığı gibi. Söyle bana, bu hayatta kalbi hiç kırılmamış bir insan var mıdır? Sanmam.
Mahur
YORUMUM;
Kitabı okurken sürekli kafamda Zakkum-Seni Rastgele Sevmedim şarkısı çaldı. İnsanı gerçekten duygusal bir yolculuğa çıkaran bir kitap oldu. Mahur ile beraber bir arayış yolculuğuna çıktım. Bir yaz dizisi değil daha çok bir eylül dizisi gibi sezona girmeden final yapacak kadar has ve öz bir kitaptı. Ne çok uzundu ne çok kısa.
Kitabın içeriğinden bahsedersem sanki spoi verecekmişim gibi hissediyorum. Mahur'un kendinden kaçıp, geçmişi affetmek için çıktığı Prag yolculuğunda tanıştığı Aral ile kesişen bir hayat yolculuğuydu.
Çok kızdığım zamanlar oldu. Gerçek hayatta yaşananlar yarım kalmalı kitaplarda kalan yarım kalmışlıklar beni çok yaraladı.
Kitabın eminim ki bir yerinde size dokunacak olaylara denk geleceksiniz ve sizi olduğunuz yerde mıhlayacak ne geçmişe gidebilecek cesaretiniz olacak ne de ileriye adım atacak takatiniz olacak. Yapabileceğiniz tek şey kitabın sayfalarını çevirmek olacak.
Aral kimdi peki? O neyden kaçıyordu ya da neye yakalanmak için o yolculuğa çıktı?
O kadar güzel sorular ki okurken paramparça olacaksınız. Ben dağılan parçaları hâlâ toplayamadım. Bazen bizden saklanılması gereken gerçekler vardır karşı taraf için bu en doğrusudur. Peki biz o gerçeği öğrenmek ister miydik?
İmza: MahurSinem Kuş
Merhaba arkadaşlar! Bugün size #imza:mahur adlı bir eser ile geldim.
Duygusallığın ağır bastığı bu kitapta sizde, içinde bir yerlerde kendinizi bulacaksınız. Yazar size de dokunacak cümleleri ile bir yolculuğa çıkartıyor bizi. Mahur'un affetmek için çıktığı Prag yolculuğunda yan koltuğunda oturan Aral ile tanışması ile başlıyor kitap.
Birbirini bir daha görmeyeceklerini düşünen Mahur'un söylediği yalanın eline yüzüne bulaştırıp tekrar karşılaştıklarında ise gerçekleri söylemesi ile devam ediyor Mahur ile Aral'ın yolculuğu.
Aral'ın yaşadıklarını okuyunca şok yaşadım resmen ama kendimi Aslının yerine koysam ben o kadar cesur olabilir miydim? Bilmiyorum. Belki bazılarınız doğru bulmayacak Aslının tercihini belki de onu haklı bulacak bilinmez ama tam onun açısından bakabilmek de önemli.
Aslının üç ay boyunca yaşadığı otele giden Aral'ın otelde Mahur ile karşılaşması kaderin ağlarını örmeye başladığının işaretiydi. Birbirlerini tanımaya ve arkadaş olarak ilerletmeye çalışan Aral ve Mahur'un bir anda birbirlerinden kopması çok garipti. Orada hikayede bir kopukluk oldu. Ama sonrasında yaşananlar okuyucuya hem şaşırtan hem de duygudan duyguya geçirten muazzam geçişler yaşattı.
Bazı gerçekler vardır bilinince acıtan. Ama yine de bilinsin mi? Gizli mi kalsın? Bu soruları kendime sormama sebep oldu. Ve bence bazı yara veren geçekler başkalarına zarar vereceğini bilsek bile ortaya çıkmalı. O gerçekler ile tek başımıza değil bizi sevenler ile birlikte başa çıkmak en doğrusu olur. Bu hayatta her şeyi paylaşmayı bilmeli insan. Sevgiyi, acıyı, zorluğu, hasreti... ne olursa olsun paylaşmalı ki kötü olan anlar azalsın, güzel olan anlar ise çoğalsın.
Peki hikayenin sonunda ne oluyor? Neler olmuyor ki... Onu da okuyarak öğrenmenizi tavsiye ediyorum. Yazarın kalemi daim olsun.
Heyecanla kâğıdı açıp okudum. William Shakespeare'e ait bir söz yazıyordu:
" Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı."