Seven çok sevmiş, benim içim pek ısınmadı. Yine de elimden geldiği kadar seriye devam etmeye çalışacağım. Belki fikrim değişir. Çünkü bazı cümleler vurucuydu.
Ergen danışanlarımla bağ kurabilmek için okuduğum genç yetişkin kitaplarından birisi daha.
Öncelikle kitaba bu yaşımda adapte olabilmek için zorlandım çünkü cringe yerler çok fazla. İlk elli sayfasını derin nefesler alarak okudum. Edebiyattan son derece uzak, ağır utanç verici cümleler ve yazım şekli var kitabın. Gençlerimiz neler okuyor yahu diye düşünerek devam ettim kitaba.
Sonra kitap beni içine çekti, hikaye gerçekten çok güzel. Askerler arasındaki diyaloglar o kadar gerçekçi ki.. Sanırım hayatımda en fazla güldüğüm kitapların ilk üçüne girer. Aşkı da yavaş yavaş verdi çok severim bu yavaşlığı.
Ancak okurken düşündüm. İlişkileri bu yaşlarda deneyimlemeye çalışan gençlerimiz cidden bunları okumalı mı? O kadar duygu yüklü, o kadar korumacılık içeren bir kitap ki insan durup ben böyle sevildim mi diye düşünmeden edemiyor. Bu yaşımda dönüp bu soruyu sorduysam gençlerimiz sevginin böyle bir şey olacağını düşünüp ilişki standartlarını gerçekçi olmayan bir noktaya çekebilir, korumacılık gördüğü anda karşı tarafa yapışabilir. Bunun gibi daha birçok şey.. Bu kitaplar bence değersizlik, sevilmeme inancı yüksek olan kişileri tetikler ya. Ve seansta bunları görüyorsak da konuşabiliriz, bu sebeple bu karakterler işimize yarayabilir diye düşünüyorum. Oradaki duygusuyla danışanı temas ettirmede yardımcı olabilir.
Ben kendi çocuğuma okutur muydum emin olamadım. Okumak isterse izin verirdim belki ama hemen sonrasında ilişkiler, aşk, sevginin yaşanma şekilleri üzerine konuşurdum.
O kadar merak ettim ki şimdi ikincisine başlayacağım bir yandan da. Hikayenin sonunu merak ediyorum. Başıma bela almış gibi hissediyorum.
Genç yetişkin danışanlarımla bağ kurabilmek adına okuduğum kitaplardan oldu. Başlarda beğenmedim ama sonra merak ettirdi. Çok beklentiye girmeden vakit geçirmek adına okunabilecek bir kitap.