"Siz bu güneş nedir bilmeyen izbe otelleri bilmezsiniz, efendi oğlum. Loş sofalarda karşılaşan ihtiyarlar birbirleriyle nasıl utanarak selamlaşırlar. Dünyada kimse onları istemiyor gibidir."
"Mintanıma, mintanın kıvrılmış kollarına, pantolon askıma, sol elimi tam bir vazgeçmişlik içinde dizlerime bırakışıma bakın lütfen.
Ama öbür elimdeki rakımı ne güzel yudumluyorum değil mi?
Yalnız yalnız?"