sinem sağlık

sinem sağlık
@sinemsglk_
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Öğrenci
Üniversite
Ankara
9 Mayıs
63 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
SIRADANLIĞI KABUL ETMEK BİR ERDEMDİR
Puan vermedi·208 syf.··
2021 52. kitabı
“T. Singer”in, müreffeh Kuzey ülkeleri iklimini hissettiren, sıkıcı bir kitap olduğunu düşünmek gayet doğal. Başkahramanlarının sıradışılıklarına tanık olduğumuz eserlere o kadar alışığız ki, adeta silik diyebileceğimiz bir sıradanlık içinde yaşayan T. Singer’i yadırgayabiliriz. Bizleri de içine alan milyarlarca insan ondan farklı bir hayata sahip olmasa da… Sıradanlığı kabul etmek önemli bir erdemdir. İnsanı alçakgönüllü, samimi, ağırbaşlı ve mantıklı hâle getirir. Ne yazık ki bunu gerçekten kabul etmek hiç kolay değildir. “Bir amaç” uğruna yaratıldığını sanan, “büyük işler” başaracağına inancı tam olan, “tarihî bir görevi” yüklendiği vehmine kapılan; fakat aslında acısını dindirip küçüklüğünü örtmeye çalışan bunca insanın arasında sıradanlığa içten içe rıza göstermek ise büsbütün zordur. Hele ki gençlikte... Kitaba ismini veren T. Singer, işte bunu başarmış bir insan. Hayatında beklenmedik bir olay meydana gelmesin diye gizli bir perdenin ardında yaşıyor. Toplumun, kimin koyduğu belli olmayan sınırlarını aşmıyor. Durgun bir su gibi, hiç kımıldamıyor. Böylelikle ne utanç ne kızgınlık ne mutluluk, hiçbir taşkın duyguyu barındırmıyor. Hayır, psikolojik bir sorunu yok. Yalnızlığını artırsa da, o, tüm bunlardan zevk duyuyor. Neden olmasın? Üstelik yine dikkat çekmemek için, herkesten farklı olarak, sıradan görünmeye değil, tam tersi biri gibi görünmeye çalışıyor. Sıradanlığı, sıradanlık için, sıradan şekilde anlatan bir kitap. Meraklısına...
T. SingerDag Solstad · Jaguar Kitap · 2021397 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dostoyevski Okuma Rehberi | Hayatı ve Kitaplarını Okuma Sırası
Rus Edebiyatı'nın Rus Edebiyatı olmasını sağlayan, kitaplarıyla sadece kendi yaşadığı çağı değil yüzlerce yıllık bir etkiye sebebiyet veren, acılarla yoğrulmuş, hayatını sürekli maddi sıkıntılar içerisinde geçirmiş, en büyük yazarlardan biridir Fyodor Dostoyevski . Dostoyevski konusunda şunu fark ettim, maalesef ki hala Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler gibi sürgün sonrası eserlerinden Dostoyevski okumaya başlayan okurlar var. Fakat Dostoyevski'nin geç dönem eserlerini anlayabilmek için sürgünden önceki romanlarını ve öykülerini de iyice anlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden internet üzerindeki en kapsamlı Dostoyevski okuma rehberi iletisini hazırlamak için kollarımı sıvadım. İsterseniz aşağıda yazdıklarımın hepsini bir video olarak izleyebilirsiniz: ytbe.one/0i9F0L1dcsM Böyle büyük yazarlar kronolojik olarak okunursa yazarın emeklediği zamanlarda okur da yazarla birlikte emekler kanaatindeyim. İnsan ise emeklemeden yürümeyi, yürümeden koşmayı öğrenemez. Edebiyat da aynı hayat gibidir. Video olarak izlemeye zamanınız yoksa da kronolojik olarak okunması gereken Dostoyevski kitapları sırası: 1- İnsancıklar (1846) (Can Yayınları) 2- Öteki (1846) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) 3- Ev Sahibesi (1847) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) 4- Beyaz Geceler (1848) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) 5- Netoçka Nezvanova (1849) (İletişim Yayınları) 6- Amcanın Düşü (1859) (Can Yayınları) 7- Stepançikovo Köyü (1859) (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) 8- Ezilenler (1861) (Türkiye İş Bankası Kültür
Edebiyat
Aslında çirkin ve iğrenç de olsa , güzelleştirebileceği bir şey... Çünkü sanat , yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri , çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi , tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu , sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar , her şeyden önce avunmak , oyalanmak istiyorlardı; sanatkârın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı , yoksa kömür kayığında yüzükoyun yatan yırtık zıpkalı Bartın uşağına değil.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Zaman ve kader güçsüz kılsa da bizi Sapasağlam irademiz var, Çabalamak, aramak, bulmak ve pes etmemek için.
Kim bilir dünya nasıl gözüküyor sizin gözünüzle dünyaya bakmayanlara ? Sen nasıl gözüküyorsun senden olmayana ? Ve dünyaya nasıl bakacaksın , o başkasının gözüyle kendini bir gün görebildiğinde ?