fesleğenimsi

fesleğenimsi
@sinemuslu
instagram snmusl
muğla / akyaka
muğla
326 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
“pirâne serem ışk-ı cevâni beşer üftâd vanârz ki der-dil binehüftem bider üftâ” (*) şu ihtiyarlığımda gençlik aşkım yeniden başladı halbuki ben aşkı yıllardır kalbime gömmüştüm
Sayfa 123·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İstanbuldaki genel hapishanenin ötesindeki koca çınarın hikayesi
Bugün hapishane tarafından bakıldığı zaman bu taşların biraz ötesinde göze çarpan kocaman çınar o zamanlar belki dikilmemişti bile.Bu çınarın da ayrı ve acıklı bir hikayesi vardır; dallarına binlerce mazlum veya sanık asıldığı için tarihimizde “şecer-i vakvak” unvanını almıştır.Cami meydanında idam edilen yeniçerilerin cesetleri de yine o ağacın altına atıldığı için bir şairin; “meyva vaktinde yetiştik şecer-i vakvakın” mısrası ile merhamete ve insanlığa yakışmayacak şekilde alay konusu olmuştur. (*)şeçer: ağaç vakvak:yemişleri insan biçiminde olduğu söylenen bir masal ağacı şecer-i vakvak: istanbulda atmeydanında yani şimdiki sultan ahmet meydanında bir çınara verilen ad öldürülen bazı büyüklerin kafaları kesilip bu ağacın dallarına asılırdı
Sayfa 47·Kitabı okudu
Askerliğin birinci şartı cesaret ve hatta ölürken bile gülmektir.Asker gözyaşını şehit düştüğü zaman bedenini süsleyen yahut düşmanını öldürdüğü zaman kılıcından o mağlubun üzerine dökülen kan damlalarında görür.Asker gerçekten askerse mezarının en karanlık köşesinde cennete açılan bir pencere bulur.Asker gerçekten askerse bedeni topak altında yatarken ruhu gökyüzünde ünü halkın dilinde övgüyle dolaşacağını düşünür ve yerin altını üstü ile eşit ve belki yerin altını daha üstün görür.Asker gerçekten askerse rahat döşeğinde ölüp de şöyle bir mezara atılıvermekle şan meydanında şehit edilerek mezara bedel bir ulusun kalbinde yatmak arasında ne büyük bir fark olduğunu çok iyi bilir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
bazı babalar çocuklarını korumada ve eğitimde annelerden daha üstündüler
acıma duygularımız çok defa anne, yahut kadın kucağında, cüret ve cesaretimiz ise baba, yahut erkek koltuğu altında beslenip gelişir. bu bakımdan cennet anaların ayağı altında olduğu kadar babaların da koltuğu altında, kılıçlarının gölgesinde bulunabilir. bir anne çocuğunu gereğinden fazla şefkat göstererek şımartabilir, fakat amacı elbet şımartmak değil eğiitmektir.
Sayfa 42·Kitabı okudu
erişir menzil-i maksuduna aheste giden tiz-reftar olanın payına dâmen dolaşır (*) yavaş giden amacına ulaşır hızlı gidenin eteği ayağına dolaşır
Sayfa 36·Kitabı okudu