Geçmişi muhafaza etme güdüsü, insanın kendi benliğini muhafaza etme
güdüsünün bir parçasıdır. Geçmişte nerede olmuş olduğumuzu bilmeksizin gelecekte
nereye gidiyor olduğumuzu anlamak güçtür. Geçmiş bireysel ve kollektif
kimliğin zeminidir; geçmişin nesneleri kültürel semboller olarak anlam kaynağıdır.
Geçmişle şimdiki zaman arasında süreklilik, raslantılara dayalı hir kargaşanın
içinden bir devamlılık duygusu yaratılmasını sağlar; değişim kaçınılmaz
olduğundan, istikrarlı bir yapılaşmış anlam sistemi hem yenilikle hem de
çürümeyle başaçıkmamızı mümkün kılar. Nostalji güdüsü, krize uyum sağlamanın
önemli bir aracıdır; toplumsal hir yumuşatıcı rolü görür ve güvenin zayıfladığı
ya da tehdit altına girdiği bir durumda ulusal kimliği güçlendirir.
Sözde yerini alacakları yoksul mahallelerinden daha kötü birer suç, vandalizm
ve genel toplumsal umutsuzluk odağı haline gelen sosyal konut projeleri.
Gerçek birer sıkıcılık ve toplumsal kontrol harikası olan. kent yaşamının her tür
canlılığına ve hayaliyetine karşı titizlikle korunmuş orta gelirliler için konut
projeleri. Ahmaklıklarını yavan bir vülgerlikle hafifleten ya da hafifletmeye çalışan
lüks konut projeleri. İyi bir kitabevine tahammül edemeyen kültür merkezleri.
Gezinecek başka yer bulamayan serseriler dışında herkesin gitmekten
kaçındığı kamusal merkezler. Altkentlerin standartlaşmış mağaza zinciri alışverişinin
donuk taklitleri olan alışveriş merkezleri. Hiçbir yerden başlayıp herhangi
bir yere gitmeyen ve kimsenin gezmeye çıkmadığı gezinti yerleri. Kentlerin
bağırsaklarını deşen çevre yolları. Bu, kentleri yeniden inşa etmek olamaz.
Bu, kentlerin yağmalanmasıdır.
"Tanrısız
bir benlik" iddiası, sonunda kendi kendini yadsıyacaktı; çünkü bir
araç olan akıl, Tanrı'nın yokluğunda, herhangi bir ruhsal ya da ahlaki
amaçtan yoksun kalacaktı.