Sadece çim biçen adamla bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır, derdi. Çimleri biçen adam orada hiç olmamış gibidir; bahçıvansanbir ömür boyu orada olacak.
Herkes ölünce ardında bir şeyler bırakmalı, derdi dedem. Bir çocuk, bir kitap, bir tablo, inşa edilmiş bir ev veya duvar, yapılmış bir çift ayakkabı. Veya ekilmiş bir bahçe. Elinin bir şekilde dokunduğu bir şey, öldüğünde ruhunun gideceği bir yer olsun diye; böylece insanlar ektiğin o ağaca veya çiçeğe baktığında, sen orada olursun.
Bay Montag, bir korkağa bakıyorsunuz. Ben gidişatı çok önceden gördüm. Bir şey demedim. 'Suçluları' kimsenin dinlemediği zamanlarda konuşup onları ifşa edecebilecek masumlardan biriydim ama konuşmadım ve dolayısıyla ben de suçlu oldum.