18. Kitap Kardeşliği Etkinliği Kuraları
' Bir şeyin düzelmesi, bir yanlışın önlenmesi, bir güzeliliğin oluşması için birinin bir adım atması gerekiyorsa, (zaten başkası yapar, ya da niye baskası yapmıyor gibi seyler düsünmeden) o adımı siz atın.( hem de kimseye bırakmadan). Bir hayatı güzelleştirecek olan sensin başkası değil.

https://beta.1000kitap.com/gonderi/29798245

Arkadaşlar eşleşmeler belli oldu.
Not1: Kitap gönderme işlemini, eşiniz ile beraber belirleyebilirsiniz.(Kargo,yüzyüze veya başka şekilde)
Not2: Sitede herkesin okuduğu veya kütüphanesinde bulunan kitaplar belli olduğundan kitap seçiminde bunları göz önünde bulundurmakta yarar var.
Not3: Arkadaslar eslestigi kisiyle bir hafta icinde iletisime gecemeyenler lütfen mesajla bana bildirsin.

Çocuklar Masal Kitaplarını ve oyuncaklarını bekliyor :) Bu hayatı güzelleştirebiliriz. Umut ile...

Tülin Cankurtaran - Muharrem Okumuş
Betül Cansu - Hamide
Y. - Sultan
Reşat Karakaş - Sitare
Gülsüm Kuru - M.Baysal
Devlet Ayıcı - Abdullah Yıldırım
Uğur Ukut - Gökhan Kaygısız
Bolahenk - Homeless
Birsen Erol - Tutku Kondu

Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitare
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Ben de onu alır anamın düşlerine kaçardım

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Seninle konuşurken Sitare
Aklıma yıldızlar dökülüyor
Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım
Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı
En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
Çadırla su arasında bir cılga var
O cılgada narin ayak izlerin var
Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
Biliyorum içinde bir sızı var
Bıçak ağzı gibi bir sızı var
Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
Züheyr’in Suad’ı gibi keremsiz kılan
Kuzeyden güneye
Güneyden kuzeye
Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufka bakarak
Ben kaçıp Yesrib’e sığınıyorum
Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
Çok eski bir gerçektir bu biliyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
Ve ikimiz de ıslanıyoruz
Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım
Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın
Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır 
O şehirde sırılsıklam gezerdim
Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan
Tapınaklar insanları safra gibi atardı
Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı
Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni
Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim
Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime
Asya’nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
“güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var” diyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

/ Dilaver Cebeci /

Esin Aykan, Kendi Seven Ağlamaz'ı inceledi.
13 May 23:12 · 6/10 puan

Tuna Kiremitçi'nin okuduğum ilk kitabı ve bende sınıfı maalesef geçemedi..Çocuk yaşta annesinin yönlendirmesiyle oyuncu olan Sitare'nin genç bir kadın olduğunda da içinde debelendiği aşk hayatını anlatıyor. Barda tanıştığı Kurthan'la arasındaki ilişkinin bir aldatma sonucunda bitmesinden sonra dizi çekimi için gittiği şehirde alkole teslim ediyor kendini ve oyuncu arkadaşlarının alay konusu oluyor..Bir adım sonrasında Devran Cesur aşkına misafirperverlik ediyor..Senarist ise Sitare'ye aşık..
Kip ekleri birbirini tutmadığı için hikàye inandırıcılığını yitirmesine sebebiyet verdi bir diğer dikkati çeken detay Sitare'nin kiminle aldatıldığını anlamam çok zor olmadı, bir tık dikkat edilseydi daha iyi bir alt yapı oluşurdu diye düşünüyorum..

Didem Madak
“ Az sevme bilmiyorum ben.
Çok sevdiğimdendir bu kadar incinmem.”

Sevme derler, sevme- Sitare (Aklına bir türkü gelir
düşer yollara gidersin ...)
https://www.youtube.com/...amp;feature=youtu.be

Nurullah Genç-Gulnare
ben, yıpranmış sokaklar ortasında avare
sen, kırgın bir ülkenin süreyyası: Gülnare
honçalı novroz gelir; bir de siyah ve sarı
dalgalanır göklerde bir kuşun kanatları
her nağme, dudağında çarpılmış karanfil
sana tutkun atlılar şimdi yorgun ve sefil
göğsünde, kıskandığım bir rüyadır kırmızı
nerdesin, ey masallar ülkesini son kızıdokunmuyorsa kalem o mazlum kitabeye
ayışığı düşer mi kanlı bir harabeye
sensiz çöl, ıssızlığın kahrıyla zehirlendi
yalnız bulutlar değil, vahalarda kirlendi
mahşeri bir serabın ardından yürüyorum
gözlerini kaybeden bir kervan görüyorum
geride, okunmayan silik izler kalıyor
kaktüs hala toprağı uykuda yakalıyortarihin her sayfası soluyor pare pare
karasevda burcunu yıkıyorsun, Gülnare
Azerbaycan ufkunda bir divanedir gönül
böylesi tarümar olmadı belki de gül
torprak, bir bakışınla kızıl renge büründü
yıldızlar ülfet için gündüz vakti göründü
gözlerin binlerce yıl ötesinden yadigar
nerdesin, ey Bakü’den, Gence’den esen rüzgaryaldızlı perçemlerin ıslandıkça uzuyor
yalnızlık damla damla şakağından sızıyor
bazen öfke, kavgayı sevenlerin ardında
malıhülya ve hüzün; bazen korku ve sevda
çiçeklerin yurdunda yalnız senin kokun var
bazen uzaktan uzak, bazen yakın bir duvarkaranlığa mahkumdur gökte sensiz, sitare
ruhumu zevalinle buuşturma, Gülnare
soluğun ab-ı hayat mıdır; filizlendi kül
siyah bir lale gibi aynaya düştü kakül
kırdın yüreğimdeki saatin akrebini
kuruttun düşlerimin hayal mürekkebini
hangi ırkağa baksam akıyorsun derinden
Hazar, acılarınla ağlıyor kederindenkuduran bir denizde benziyorsun şikare
görebilseydi seni ejderhalar, Gülnare
gözlerinder fışkıran yanardağlar sönerdi
o ısırgan bakışlar balmumuna dönerdi
oysa şimdi su sarhoş; balıklar geldi dile
dalgalar son bir umut vuruyor sahile
Nahcıvan, hasretinle alevlenen sir çerağ
seninle firakını unutuyor Karabağ
göğsünde, kıskandığım bir rüyadır kırmızı
nerdesin, ey masallar ülkesinin son kızı
bırakıp gittin beni umarsız bir efkare
haber gönder, nerdesin, nerdesin ey Gülnare

Betül Deniz, bir alıntı ekledi.
08 May 03:00 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
"güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var diyorum.

Sitare, Dilaver CebeciSitare, Dilaver Cebeci
Betül Deniz, bir alıntı ekledi.
 07 May 22:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Çeşmek be zen sitare
Ez men mekon kenare"

Sitare, Dilaver Cebeci (Sayfa 11 - Ötüken)Sitare, Dilaver Cebeci (Sayfa 11 - Ötüken)