sitare

Dünyanın arzuladığı şehr-i İstanbul ki şair bir taşına koca Acem mülkünü feda etmiş. Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır |Nedim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Subaylar üzgündü. Hepsinin düşünüp birbirine itiraf edemediği şey, 1908 Devrimi'ni başarmış olan ordunun, aşırı bir kibre kapılmış olduğuydu. Bu büyük zaferden sonra kurmaylar, artık dünyanın ayaklarının altına serilmiş olduğunu sanıyor, kendilerini her şeyin ve herkesin üstünde görerek, gençliğin de verdiği ihtiyatsızlıkla ordu disiplinini, eğitimini ihmal ediyorlardı. Askerin üniforması, tayını bile düşünülmüyordu. Haberleşme ağı bozulmuş, ast üst ilişkisi yara almış, siyaset askeri amaçların önüne geçmişti. Bir türlü zafer sarhoşluğundan ayılıp da asker olarak görevlerini yapamıyorlardı. Siyaset çok tatlı gelmişti besbelli.
Allah'ın sevgilisi şöyle buyurmuş: "İslam garip başladı, bir gün gene o garip haline dönecek.. Ne mutlu o günün garip müminlerine..."
Üstadın dediği gibi; "bir şey koptu içimden, şey, her şeyi tutan bir şey..."