Subaylar üzgündü. Hepsinin düşünüp birbirine itiraf edemediği şey, 1908 Devrimi'ni başarmış olan ordunun, aşırı bir kibre kapılmış olduğuydu. Bu büyük zaferden sonra kurmaylar, artık dünyanın ayaklarının altına serilmiş olduğunu sanıyor, kendilerini her şeyin ve herkesin üstünde görerek, gençliğin de verdiği ihtiyatsızlıkla ordu disiplinini, eğitimini ihmal ediyorlardı. Askerin üniforması, tayını bile düşünülmüyordu. Haberleşme ağı bozulmuş, ast üst ilişkisi yara almış, siyaset askeri amaçların önüne geçmişti. Bir türlü zafer sarhoşluğundan ayılıp da asker olarak görevlerini yapamıyorlardı. Siyaset çok tatlı gelmişti besbelli.