S.Er

S.Er
@siyabe_er
Hukuk
44 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Çılgın zamanlarda yaşamak bize düştü Ölümün acımasızlığı her zamankinden beter Gidenler, gelenler, düşenler Ah zamanın sonsuzluğunu anlamayanlar Düştük yola, güzel şeyler bulmak umuduyla Işıklarıyla büyük şehirler yol oldu bize İz sürdük yalnızlığa
Reklam
Gizemli bir suskunluğun Dargın diliyim. Kan gülleri büyütürüm Sabır saksılarında. Ben hep kendini yiyen Bir garip deliyim. Şükrü Erbaş
Beni Yakışına...
O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı Sahile vurdu kalbim su yandı, kum da yandı, Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı Yurdumdan mahrum edip dolaştırdın cem gibi Ruhumla söndü alev sonra ruhum da yandı Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut Bülbülün küllerine konan puhum da yandı Böylesi bir yangın görmedi Nemrut bile Kaktüsün gölgesinde nazlı ahım da yandı Ahımdır zannederdim en belalı kıvılcım Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı Bir damla su ver bana ey çöl, bari sen küsme Kalmadı hiçbir şeyim bak günahım da yandı Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme Ülkem yıkıldı heyhat, ordugahım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerim Başıma tac ettiğim padişahım da yandı İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı
Bu kız delirdi galiba dediler, delirseydim her şey çok daha kolay olacaktı ama o kadar çok acı çekiyordum ki, deliremedim...
Ben dağınık bir cümle iken kalktım sana şiir oldum...
Reklam