• Artık ben gideceğim, ata eğer vuruyorlar.
    Hatıralarımı birer birer yakacağım.
    Entarimi parça parça edip
    Zehirli kirpilere bırakacağım.
    Beyaz bir kayanın üstüne çıkıp

    Göğsüme siyah bir gül takacağım.
    Batan güne doğru kurşunlar sıkıp Kendimi boşluğa bırakacağım.
    Ayaklarımın altından geçiyor bir deniz...
    Ben bir küçük kızım, ben bir deli kızım, Siz beni ne anlarsınız siz!
    Artık ben gideceğim atım kişniyor;
    Bir bebek mum istiyor, bir ölü şarkı istiyor,
    Ayaklarımın altından geçiyor bir deniz, bir deniz;
    Beni onun gözleri çağırıyor, duramam duramam.

    Benim gözlerim yeşildir, ah, onun gözleri kara;
    Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara...

    1952, Güz
  • 280 syf.
    ·21 günde·Beğendi
    Her ebeveyne ve eğitimciye,ısrarla okumasını tavsiye edeceğim mükemmel bir eser okudum.
    Eserin dili son derece yalın,üslubu oldukça doğal ve durağan..Yer yer çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüğüm anlatım bozuklukları mevcut.Ama bunlar eserdeki , o olağanüstü duygu yoğunluğunun bana geçmesine,yüreğime akmasına ve zihnime kazınmasına asla engel olamadı...

    Alabama doğumlu ,Kızılderili yazar Forrest Carter ,tüm yaşamını Kızılderili hakları savunucusu olarak geçirdi.Asıl mesleği kovboyluk olan Carter,bu kitabında kendi hayatını kaleme almıştır.1979 yılında ise öldürülmüştür.Yapılan suikastte ABD nin parmağı olduğu apaçık ortadadır ancak cinayet örtbas edilmiş,yazarın kitapları uzun yıllar yasaklı tutulmuş ve hatta yazarın hayatına dair bilgiler içeren kaynaklar yokedilmiştir.

    Bu nefis kitap; beş yaşında hem annesini hem de babasını kaybederek, büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya başlayan,onlardan muazzam bilgi ve beceriler edinerek bilgeliğe eren,yerli ismi "Küçük Ağaç"olan Forrest Carter'in kendi ağzından hayat hikayesini içeriyor.İdeolojik farklılıklar,beyaz ırkın siyah ırka üstünlüğü,politik çıkarlar,ezilen halk,barış,dostluk,adaletsizlik,doğa sevgisi vb ne ararsanız, bu kitapta çok güzel bir şekilde işlenmiş.
    Lütfen es geçmeyin,okuyun,okutun...

    ***Büyük baba dedi ki ağaçları yok etmek yerine onlarla birlikte yaşarsan ağaçlar seni beslermiş...

    ***"Politikacılar".. dedi, 'Araştırırsanız tarihteki bütün cinayetlerden onlar sorumludur."

    ***Kızıl tilki,av köpekleri tarafından takip edildiği zaman daireler çizerek kaçar. İni ortadaysa, merkezin çevresinde belki bir mil,belki daha fazla tutan bir daireyle işe başlar. Kaçtığı süre içinde de hileler yapar:
    Geriye doğru iz bırakma,
    Suyun içinde koşma,
    Yanlış izler bırakma..

    ***Geçmişi bilmezsen bir geleceğin olmaz çünkü. Halkının bir zamanlar nerede olduğunu bilmezsen, nereye gittiğini de bilemezsin...

    ***Bütün insanlar gevşek davranırsa, o zaman politikacılar kontrolü alabileceklerini görürler. Gevşek insanlar üzerinde kontrol kurarlar ve çok geçmeden bir diktatörün olur....

    ***Bir ölüm yürüyüşü romantik değildir oysa...Annesinin kollarında,annesi yürürken kapanmayacak gözlerle sarsılarak gökyüzüne bakan katılaşmış bebek hakkında şiir yazamamazsınız.Karısının ölü bedenini yere koyarak geceleri birlikte yatan ve sabah yeniden omzuna alan -ve en büyük oğluna, en küçüğün bedenini taşımasını söyleyen - babanın şarkısını söyleyemezsiniz.Ve bakamazsınız...Sözünü edemezsiniz...Ağlayamazsınız...Dağları hatırlayamazsınız.Bu güzel bir şarkı olmazdı.Ve bu yüzden yola Gözyaşı Yolu adını verdiler.
  • Eşşekliğim tutar bazen
    Ağır yükler alır taşırım
    İşim olmayan her şeye karışırım...

    Karınca olurum sonra
    Durmadan çalışırım
    Kışı bekler yediğimden aşırırım...

    Ağustos böceği olurum arada
    Kendim çalar söylerim
    Dünyayı fır fır dönerim...

    Cırcır böceği olurum sonra
    Bana haram olan uykuyu
    herkese dar ederim...

    Çekirge olup bazen
    Bir,iki üç,zıplarım
    Dördüncüye niyetlenip
    Olduğum yere kalpaklanırım...

    Sonra insan olurum
    Şöyle bir bakarım kendime
    Geçiririm süzgeçten ruhumun her damlasını...

    Tekrar bakarım kendime şöylece
    Dillendirmeye gerek yokmuş hayvanları derim.
    Hepsi benmişim diye karar kılarım...
    Kötü de benim iyi de
    Çirkin de benim güzel de
    Siyah da benim beyaz da
    Sonra tekrar bakarım bir daha,bir daha ve sonra bir daha...
    İğrenirim insanlardan ve imrenirim hayvanlara...

    Umut
  • Beyaz güvercinler, zeytin dalları
    Boşlukta sallanan masum gölgeler
    Bir göze bağlanmış zaman yuları
    Yorulmuş ruhumu neden sürükler?

    Gecenin ardında kalan karanlık
    Tutuşmuş gönlümde kandiller söner
    Bir mumun altında o kanlı ışık
    Vurulmuş bu kalbi içimden söker

    Işıksız sokaklar gizler yüzünü
    Kaybolur seninle parlak renkler
    Zamana karışan mukaddes günü
    İzinde doğrulan gölgeler gizler

    Duvarlar yanımda yanık gözleri
    Hatrımda boğulan sönük yürekler
    İçimde rüzgarlar esen zemheri
    Buluttan, kokunla yağmurlar geçer

    Geceyi sallıyor elem rüzgarı
    Bir can parçasında kırık gönüller
    Bekledim, ayırdı zaman yolları
    Tutkulu gözlerim biçare bekler

    Göstermez aynalar yorgun ruhumu
    Zamanı kaplıyor siyah perdeler
    Hayat bahçesinin olgun tohumu
    Bu akur kalemi neden gölgeler?