• Evet, bana hayatı sevdirdiniz. Siz benim en güzel aynamsınız!
  • Bu tatsız akşam saatinde
    Görünmez kanatlarınızla
    Cama vurmayın ey hatıralar
    Sessizliğine doymadığım
    O eski saatleri yeni baştan
    Kurmayın, kurmayın ey hatıralar
    Suda yıldızlara uyarak
    Siz de uzaktan bir çöküp
    Bir dönüp durmayın ey hatıralar
    Bu tatsız akşam saatinde
    Başucumda pervaneler gibi
    Dönüp dönüp durmayın ey hatıralar..

    https://youtu.be/Gq-axnOtH24
  • Hayat yürüyor, Hayri Bey... Siz kelimelerle zehirlenin durun, hayat her gün yeni bir şey keşfediyor
  • Siz de kabul edersiniz ki, her şeyi olduğu gibi söylemek mümkün değildir...!
  • Belki de yüzüm karmakarışıktır. Çünkü siz de anladınız ya, o zamanlar ben bütün hayatını sırtında bir kambur gibi gezdiren o biçare insanlardandım.
  • Eveeett tam 40 günün sonunda 41. gün sabahında kitabı bitirmiş bulunmaktayım.. ZAMANLAMA MANİDAR :))

    Aslında çok uzuun inceleme yazılacak kitap Allah var. Ama şu an ki buruk haleti ruhiyemle sanırım bunu başaramayacağım.. Diğer okuyanlar neler hissetti bilmiyorum bitirince lakin bende bir burukluk hasıl oldu.. nedenini de az buçuk tahmin ediyorum ama anlatamayacağım.. çook uzuun cümleler kurup Sevgili Rahime Hanım'ın da dediği gibi Bihter'in uzun cümle kurma rekorunu üç beş kez egale etmem lazım şimdi :) gerek yok.. burukluğumla sizlerin de canını sıkmadan eğlenceli kısımları anlatmaya çalışayım.. Bilenler bilir Spoiler vermeye bayılırım :) ve bunun gerekli olduğunu düşünürüm.. yani kitabın tamamını anlatmasa da bir inceleme kitap hakkında okunur mu okunmaz mı benlik mi değil mi diye az buçuk malumat vermeli... BEN CE TABİİ.. bu incelememde bunu çok aza indirgeyeceğim çünkü zaman ve saat konusunda çocukluğuma, ilk gençliğime ve şu an ki durumuma dair anılarımı anlatarak KENDİME DAİR SPOİLER vereceğim bu sefer..

    Sizleri bilmem lakin benim zamanla ve saatle bu aralar aram çok da iyi sayılmaz.. İçimde bir Hayri İrdal barındıranlardan mıyım acep diye çok sordum kendime kitabı okurken.. verdiğim cevap ise '' yok asla '' idi.. peki bir Halit Ayarcı mıydım?? el cevap '' kesinlikle hayır '' ..

    Peki neyim?? başlı başına ŞİMAL!!
    KUZEY değil de neden ŞİMAL!!

    'Kökleri mazide olan bir Ati yim' belki de ondan Şairin dediği gibi.. yani Hayri İrdal ile Halit Ayarcı arasında bir tip!!

    Ben emsaller yani yaklaşık ben yaşıtlar ( bakın kelimeler bile alaturka ve ben bunları kullanmaktan acaip zevk alıyorum birşeyler yazarken :) ve işyerimde tam bir Halit Ayarcı modunda çalışmam ..modern cümleler modern çağın aksanı!! ve iş temposu ) bilirler çocukluğumuzda TİPİTİP diye bir sakız vardı.. TİP İ TİP.. Yani tip bi adamdı pembe sakıza sarılı karikatürünü okumaya bayıldığım adam.. hem sakızı çiğner hem de güle güle okur biriktirirdim o minicik kağıda sığan TİP adamın maceralarını.. İşte kitapta bol miktarda TİPİTİP var .. her birinin hayatlarının her macerasını okuyorsunuz.. kendi gerçekleri içinde yaşayıp giden.. geri dönüp baktığınızda 'bu TİP ler anca romanlarda ya da filmlerde olur' derkene bir de bakmışsınız adamlar yanıbaşınızda.. işyerinde, otobüste, aynı apartmanda, köyde, kahvede, hastanede, okulda, kokteylde falan filan..
    SADECE SEYRETMENİZ LAZIM FARKETMEK İÇİN..

    Peki kitap boyunca okuduğumuz saat, zaman, ayar vs.. sizin hayatınızda nerde????

    İlk saatinizi hatırlıyor musunuz peki?? ve o saati nerde kaybettiğinizi??

    Sürekli geç kaldığınız oluyor mu peki işyerinize, sevgilinizle buluşmaya, en ufak randevulara bile..?? yani zamanla kavgalı mısınız benim gibi :) ??

    Ya da şöyle mi desek.. Zamanın bile dakikliğini kendi üzerinde kurulmuş bir baskı, özgürlüğe vurulmuş bir ket olarak hissedenlerden misiniz yoksa????

    Sorulaaar sorulaarrr....

    Sizleri bilmem ama ben koluna saat takamayanlardanım :)) sadece saat de değil aslında yüzük, bilezik, bileklik, kolye, küpe vs.. takılacak ne varsa takamayanlardan :) üç beş gün takar dener ve oynaya oynaya 'üüüüüf daral geldi' diye bi köşeye bırakırım güzeeelce :) TAKMAYACAKSIN TAK ATACAKSIN !! diye bişey vardı dimi bi zamanlar hah işte tam da ondan :))
    ha hiç saatim olmadı mı elbette oldu.. hatta ilk saatimi babam almıştı.. lisedeydim o zamanlar.. içinde 15-20 kadar ülkenin marşlarının fonik kaydı olan süper dijital bi saatti bu.. babam ne amaçla almıştı böyle bir şeyi bilmiyorum ama ben namaza yeni başladığım o yıllarda sabah namazına her gün farklı bir ülkenin marşıyla uyanırdım :))) Ezanın akabinde çalmaya başlayan Hollanda marşı :))) ertesi gün Fransız marşı :)) ertesi gün hooop İrlanda marşı :))))

    Kendime has bir sentez yapmıştım yani anlayacağınız :)))

    çok da mutluydum bu halimden ve bizimkiler de hiçbişey demezdi .. herhalde NAMAZ ADAMI YOLDA KOMAZ diye içlerinden sevinip bu kız bu hassasiyetle kesinlikle yolda kalmayacak diye düşünüyorlardı :) ve tabii ki Rahmetli babacığım da sürekli oynadığım saatimi ne kadar beğendiğimi gördüğü için extra seviniyordu kimbilir :) RUHU ŞAD OLSUN İNŞ.

    PEKİ ZAMANLA KAVGALI OLMAYA NE ZAMAN BAŞLADIM? diye merak ettiniz değil mi :)
    İşte bu benim üniversite yıllarıma dayanıyor bu incelemeyi buraya kadar okuyan sevgili okurlar :)

    unutmayın ki MEKANLA KAVGALIYSANIZ KESİNLİKLE ZAMANLA DA KAVGALISINIZ DEMEKTİR..

    siz bi düşünün bunu.. :)

    yani ZAMAN VE MEKAN bağlantısını..#31745233

    nitekim zaman izafi birşeydir.. mekan akar diye mi okumuştum bir yerde galiba öyleydi.. karışık kuantumsal kavramlar :)
    BAST-I ZAMAN VE TAYY-İ MEKAN kavramları..
    sırlar burda işte.. bu kavramları duyanlar da bi düşünsün :)
    Meslek itibariyle zaman ve mekanın insan yaşamındaki derin tesirleri adına kitabın sonlarında uzuuun uzuuun mimari bahisler de var okunası hoş... manidar..
    üniversite yıllarımı ve bu konudaki düşüncelerimi belki başka zamanlara başka incelemelere havale edip bu incelemeyi çok da uzatmiim :) efenim..

    Çok isterdim Hayri İrdal ve Halit Ayarcı nın karakterleri hayatları üzerinden beni burukluğa sevkeden diyalogları da anlatmayı ama dediğim gibi okuyun efendim siz de okuyun.. Hayriciğimin Halit Ayarcı ile tanışmadan önceki iç ve dış dünyasının KUNCULUS gibi üzerinize çöktüğü o ruh teslim ettiren ilk kısımların ağırlığına bakmadan okuyun..
    Pişman olmayacaksınız eminim..

    Başka bir incelemede görüşmek üzere Sevgiyle Aşkla Selametle kalın..

    Şahsınıza münhasır olan fizik ve metafizik ayarlarınız Her daim dosdoğru olsun efendim..
  • Siz kelimelerle zehirlenin durun, hayat her gün yeni bir şey keşfediyor.