Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
…Erkeklerin öyle bir bakışları, öyle bir gülüşleri, ellerini kaldırışları, hulâsa kadınlara öyle bir muamele edişleri var ki… Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım. Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek, küstahça gururlarını anlamak için kâfidir. Kendilerini daima bir avcı, bizi zavallı birer av olarak düşünmekten asla vazgeçmiyorlar. Bizim vazifemiz sadece tabi olmak, itaat etmek, istenilen şeyleri vermek…Biz isteyemeyiz, kendiliğimizden bir şey vermeyiz. Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.
Cos, ödenmemiş faturaları ve başarısız olmuş hızlıca zengin olma planlarını düşündü. Satinlerin paraya çok ihtiyacı vardı aksi halde bu ev işini bırakmaları gerekecekti. Zengin olmak her şeyin anahtarıydı. İnsanlar para için her şeyi yapardı; ne kadar berbat olursa olsun.