Səma

Səma
@skyismee
Kendinehayat
Başkaları tarafından kabul görmeye ve sevilmeye her birimizin ihtiyacı var ama öncelikle kendimizi kabul etmeyi ve sevme­yi bilmiyoruz. Kendimize duyduğumuz öz-sevgi ne kadar çoksa, öz-zarar da o kadar az olur. Öz-zarar, öz-reddedişten kaynak­lanır. Öz-reddediş ise, mükemmellik imajına sahip olup, asla bu ideale, bu mükemmelliğe erişememekten kaynaklanır. Kendimizi reddetmenin nedeni mükemmellik imajına sahip olmamızdır. Bu nedenle, kendimizi olduğumuz gibi kabul etme­yiz; bu nedenle başkalarını olduğu gibi kabul etmeyiz.
Sayfa 36
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gün be gün ev, okul, kilise ve televizyon aracılığıyla nasıl yaşa­mamız gerektiği, ne tür davranışların kabul gördüğü bize öğre­tilir. Toplumsal rüya bize nasıl insan olacağımızı öğretir. “Ka­dın”ın ne olduğunu, “erkek”in ne olduğunu öğreniriz. Tabii yar­gılamayı da öğreniriz: kendimizi yargılarız, başka insanları yar­gılarız, komşuları yargılarız…
Sayfa 27
Kurallara aykırı davrandığımızda cezalandırıldık, kurallara uyduğumuzda ödüllendirildik. Her gün defalarca cezalandırıldık ve defalarca ödüllendirildik. Bir süre sonra hem cezalandırıl­maktan hem de ödül alamamaktan korkmaya başladık. Ödülümüz, ebeveynlerimizin, kardeşlerimizin, öğretmen ve arkadaşla­rımızın bize gösterecekleri ilgi ve dikkatti. Bir süre sonra ödül alabilmeye, insanların ilgisini üzerimiz­de toplamaya ihtiyaç duyar hale geldik. Ödül aldığımızda kendimizi iyi hissederiz ve bu ihtiyacımız olan ödülü alabilmek için insanların bizden bekledikleri şekilde davranmayı sürdürürüz. Cezalandırılma ve ödül alamama kor­kusuyla, kendimiz olmayan farklı bir kişiliğe bürünürüz. Başka­larının bizi görmek istedikleri gibi biri olarak onların onayını al­maya çalışırız. Anne Babayı memnun etmeye çalışırız, okulda öğretmenleri memnun etmeye çalışırız, kiliseyi memnun etmeye çalışırız ve bir oyuncu olmaya başlarız. Kendimiz olmaktan kor­karız, çünkü kendimiz olduğumuzda reddedilmekten korkarız. Reddedilme korkusu, yeterince iyi olamama korkusuna dönüşür. Sonunda olmadığımız biri haline geliriz. Annenin inançlarının, Babanın inançlarının, toplumun inançlarının, dinin inançlarının bir kopyası oluruz.
Sayfa 28
Puan vermedi·448 syf.·
2024 132. kitabı
Roman baş qəhrəmanın (özünü Humbert adlandırır) adından yazılıb. Humbert balaca qızlara qarşı meyil hiss edir. Yazar bu qeyri sağlam hislərin başlanğıcını Humbertin uşaqlıq sevgisində (ailələr onları birdəfəlik ayırırlar, ayrılıqdan bir müddət sonra qız xəstəlikdən ölür) görür. Bununla oxucuda baş qəhrəmana qarşı empatiya yaratmağa çalışsa da, mən heç bir empatiya hiss etmədim. Əksinə bir çox hadisələrdə dəhşətli dərəcədə iyrəndim. Əsərin yazılma tərzini də sevmədim açığı, bəlkə də 1/4 hissəsi sadəcə təsvir etmələrdən ibarət idi.
LolitaVladimir Nabokov · Qanun Neşriyatı · 19953,522 okunma