Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kısacası, bir şey anlayamıyorum.Diğer insanların acısının doğasını, seviyesini, hiçbir şeyi anlayamıyorum. Belki de onların "pratik" ıstırabı, o yemek yemekle dindirilen türden ıstırap, aslında ıstırabın en aşırı biçimidir; belki de cehennemin en derin katlarındaki işkenceler gibi o kadar korkunç bir ıstıraptır ki benim "bir düzine lanetim" onun yanında önemsiz kalır. Bilmiyorum.
Yine de, durum buysa, buna nasıl tahammül ediyorlar? Her günü pes etmeden, umutsuzluğa kapılmadan, intihar
etmeden, hatta siyaset tartışmaya devam ederek nasıl atlatıyorlar? Bu kadar katı egoist olabilirler mi? İşlerin böyle olması gerektiğinden o kadar eminler ki kendilerinden bir kez bile şüphe duymuyorlar mı? Eğer öyleyse, sanırım katlanmak daha kolay olabilir. Merak ediyorum, insanların böyle olup olmadığını ve onları mutlu eden şeyin bu olup
olmadığını merak ediyorum. Bilmiyorum işte…Acaba geceleri rahat uyuyorlar mı, sabah dinç uyanıyorlar mı? Nasıl rüyalar görüyorlar? Yolda yürürken ne düsünüyorlar? Para mı? Eminim tek mesele bu değildir. İnsanlar yemek için yaşıyor
sözünü duymuş olsam da para için
yaşadıklarına dair bir şey duyduğumu hatırlamıyorum. Hayır. Fakat özellikle söyleyecek olursam… Hayır, bunu da anlayamıyorum.Düşündükçe
daha da anlayamaz hâle geliyorumi ve kendimi, yalnızca benim tamamen farklı olduğum şeklindeki korkunç, rahatsız
edici düşüncenin saldırısına uğramış buluyorum. Insanlarla genelde konuşamam bile. Neyi nasil söylemem gerektiğini
de hiç bilmiyorum."
"Mutlu muyum? Aslında küçüklüğümden beri insanlar sürekli şanslı biri olduğumu söylüyor ama bana sorarsanız cehennemde gibi hissediyorum, bana şanslı olduğumu söyleyenlerse benimkiyle kıyaslanamayacak ve ölçülemeyecek kadar mutlu görünüyorlar."