Kitabı kapattığımda düşündüm. Sırf yetersiz biri olduğum
düşüncesinde kaybolmamalıyım. Hâlâ bir şansa sahip değil miyim? Eksik de olsam iyilik yapıp, güzellikle konuşamaz mıyım?
Hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir
insan olamaz mıyım? Böyle düşününce yeniden hayat buluyor,
gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.
“Bir keresinde, roman karakterlerinin hepsi biraz uyumsuz kimselerdir, o yüzden yaşamın içinden, sıradan insanları temsil ederler
demiştin ya. Hepimiz uyumsuz olduğumuz için birbirimize
çarpınca incinip incitiyoruz işte. Bu senin de sıradan bir insan olduğun anlamına geliyor. Hepimiz öyleyiz. Yaralayarak
yaşıyoruz."