Az biliyoruz. Eskiden daha fazlasını biliyorduk çünkü yargılarla, kesin fikirlerle ve kurallarla çevriliydik. O kuralları seviyorduk. Gerçekten sevdiğimiz tek şey, o avuç dolusu saçma kurallardı.
Eski aile albümlerinin durduğu küçük mobilyanın yanına gidiyorum. Bu albümler bu işe yarıyor, diye düşünüyorum. Bizi küçükken mutlu olduğumuza inandırmaya... Bize bir zamanlar ne kadar mutlu olduğumuzu kabullenmek istemediğimizi kanıtlamaya…
Filmlerin de romanların da önemini yitirdiği, sadece onları ne zaman gördüğümüzün ya da ne zaman okuduğumuzun önemli olduğu zaman geldi. O anda neredeydik? Ne yapıyorduk? Kimdik?