Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
....belirleyici olan tek başına eylem değildir, bunun tanımı ve etkisi daha önce gelir. Yapılan bir şeyi anlatan ve açıklayan kişi, çoğu zaman onu yapandan daha önemlidir ve tarihin önceden kestirilemez güçler dengesi içinde genellikle en küçük bir hareket bile en inanılmaz etkilere neden olabilir. Tarihten adalet, bekleyen,onun vermeye yanaştığından çok daha fazlasını istemiş demektir. Tarih,ölümsüzlüğü genellikle yalın, ortalama bir insana dağıtırken en cesur ve bilge olanları,isimsiz karanlığa savurur.
Waldo Emerson gibi bilge ve temkinli bir adam bile üç yüz yıl sonra (1856) bu efsanenin etkisi altında şöyle yazacaktır:
Büyük Amerika’nın bir hırsızın adını taşımak zorunda oluşu ne garip. Sahip olduğu en yüksek denizcilik rütbesi, asla denize açılmayan bir keşif gezisinde tayfabaşının yamaklığı olan Sevillalı tuzlu su taciri Amerigo Vespucci, bu yalancı dünyada Kolomb’un yerini kapmayı başarmış ve dünyanın yarısını kendi onursuz adıyla adlandırmıştır.
dramın ve melodramın tarih kadar eski yasaları uyarınca tıpkı ışığın gölgeye, Tanrı’nın Şeytan’a, Akhilleus’un Thersites’e ve hayalperest Don Quijote’nin sonuna kadar gerçekçi Sancho Panza’ya ihtiyaç duyması gibi her kahramanın da bir antikahramana ihtiyacı vardır. Dehayı gösterebilmek için karşıtının, ölümlülere özgü direnişin ifşa edilmesi,akılsızlığın, hasetin, hıyanetin alçak güçleri gözler önüne serilmelidir.