Selda cnyk

Selda cnyk
@sldkyn
İşin püf noktası, izlenimler açısından mümkün mertebe kavrayıcı olmak, herhangi bir kız üzerinde ne izlenim bıraktığını ve onun sende ne izlenim uyandırdığını kavrayabilmek. Hatta insan bu yolla aynı anda birçoğuna âşık olabilir, zira her birine farklı tarzda âşıktır. Yalnız bir tekini sevmek yeterli değil; hepsini birden sevmek ise yüzeysel; kendini bilmek ve mümkün mertebe fazlasını sevmek, ruhun aşkın kudretini, her birinin kendine lazım olan gıdayı alacağı, ama bilincin her şeye egemen olacağı şekilde muhafaza etmesine izin vermek - iște haz denen şey bu, yaşamak denen şey bu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Böylesine şerefli ama bi o kadar da şerefsiz :)
Bana yaslanmasına imkân tanımadan önce, kendi içinde güçlenmesi gerek. Bir an için sanki mason locamda sırdaşım yapmak istediğim oymuş gibi bir intiba uyanabilir; ama yalnızca bir an için. O tek başına kendi içinde gelişmeli; ruhunun esnekliğini hissedebilmeli, dünyayı tutup kaldırmayı denemeli. Kaydettiği gelişmeyi konuşmasından ve gözlerinden kolayca anlayabilirim; onda yıkıcı bir hiddeti sadece bir kez gördüm de. Bana hiçbir şey borçlu olmamalı; çünkü özgür olmalı, aşk sadece özgürlükte var olabilir, hoşça eğlenmek de hoşça dinlenmek de yalnızca özgürlükte baki bir zevk olabilir. Her ne kadar, sanki bir doga kanunu gibi kendini kollarımın arasına bırakmaya hazırlıyor olsam da, onu bana dogru yerçekimi misali sürükleneceği noktaya getirmeye çabalasam da, önemli olan bunun bir bedenin külçe gibi kendini kucağıma bırakması şeklinde degil, bir ruhun digerine dogru çekimine benzer bir yöneliş şeklinde olması. Bana ait olacak olsa bile, bu hantallıkla ve kabalıkla, üzerime bir külfet gibi yaslanması demek olma-malı. Bana ne fiziksel açıdan bir asalak, ne de manevi açıdan bir angarya olmalı. Aramızda sadece özgürlügün kendi kuralları hüküm sürmeli.
…şimdi istiyorum ve özgür bırakıyorum, onu sadece bu şekilde sevmek istiyorum. Bunu bana borçlu olduğundan şüphelenmemeli, sonra kendine güvenini kaybeder. Böylece özgür hissedecek, öyle özgür hissedecek ki neredeyse beni terk etmeye can atacak ve böylelikle mücadelenin ikinci etabı başlayacak. Şimdi onda güç ve ihtiras, benim için de mücadelenin bir anlamı var, daha sonraki anlar neye gebe olursa olsun. Ya gururu başını döndürürse, ya benden koparsa, ne olur ki ! O artık özgür; lakin ben ona sahibim. Nişanın onun elini kolunu bağlayacağı safsata, ona yalnızca özgürlüğünde sahiplenmek isterim ben. İsterse beni terk etsin.
Gelecek sahneler mümkün mertebe sıradanmış, adeta tutarsızmış gibi sürmeli, öyle ki o "evet" dediğinde, bu ilişkinin arkasında neyin saklı olduğunu hiç anlamamalı. Ve işte aramızdaki ilişkiyi ilginç yapan da bu ardı arkası gelmeyen belirsizlikler.
Yalnız değilsin kierkegaard :)
….ben bir estetim, aşkın tabiatını ve ana fikrini kavramış bir erotistim, onun içini dışını bilirim ve aşk hakkındaki şahsi görüşüm, her aşk ilişkisinin en fazla altı ay süreceği ve en uç noktaya kadar tadı bir çıkarıldı mı da o ilişkinin sona ermeye mahkum olduğudur. Bütün bunları kendimden biliyorum, ayrıca havsalaya sığabilen en yüksek hazzın sevilmek, dünyadaki her şeyden fazla sevilmek olduğunu da biliyorum…