Emre

John Clare
varım ben-lakin kimse, ne umursar ne de bilir beni. dostlarım, yitip gitmiş bir anı gibi yüz çevirdi benden. kendi kederimin altından kalkan yine benim. kayıtsız bir kalabalıkta yükselip kaybolur giderler. aşkın coşkun, bastırılmış sancılarındaki gölgeler gibi yine de varım ve yaşıyorum, savrulan bir buhar misali. ezilmişliğin, gürültünün boşluğu içinde, uyanık düşlerin diri denizi içinde, ne yaşamın, ne mutluluğun kavram olduğu hayat gemimin muazzam kazası içinde; ve en canlarım bile – yani en yakınlarım – bir garip, hatta diğerlerinden bile daha acayip. bir yer arzuluyorum, insanoğlunun ayak basmadığı kadınların ne güldüğü ne de ağladığı bir yer. orada baki kalayım, yaratıcım tanrı'yla. çocukluğumun tatlı uykuları gibi uykulara dalayım ne rahatsız edeyim, ne de rahatsız edileyim uzandığım yerden. altımda çimen, üzerimde gök kubbe. john clare
Reklam
Bir Adın Kalmalı Geriye
bir adın kalmalı geriye bütün kırılmış şeylerin nihayetinde aynaların ardında sır yalnızlığın peşinde kuvvet evet nihayet bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet sen say ki ben hiç ağlamadım hiç ateşe tutmadım yüreğimi geceleri, koynuma almadım ihaneti ve say ki bütün şiirler gözlerini bütün şarkılar saçlarını söylemedi hele nihavent hele buselik hiç geçmedi fikrimden ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın içimin nehirlerinden evet yangın evet salaş yalvarmanın korkusunda talan evet kaybetmenin o zehirli buğusu evet nisyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı bu sevda biraz nadan biraz da hıçkırık tadı pencere önü menekşelerinde her akşam
Şiir
Mutluluğun temel şartı İnsanların maskesiz, kendini olduğu gibi yansıtması kadar, olduğu gibi hissetmesi ve yaşamasıdır.
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın. Bir gün yalan söyleyeceksen eğer bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. –Can Yücel
Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir.