"Vay!" diye bağırdılar, "Dünya döner,
Ama sakat kalır zincirlenen bilekler!
Bir kez veya iki kez, nihayet
Adettendir şansını denemek,
Ama bu gizli Utanç Evi'ndeyken
Hep kaybeder, günah ile bahse giren."
Hayatı prangalara vurulmuş adamlar için,
Bir daha özgürce yürüyemeyecekler için,
Hiç de müphem hayallerden ibaret değildi
Bu neşeyle dolup taşan maskaralıklar...
Süklüm püklüm adımlarla
Yürüdük soytarılar kervanında!
Ama umurumuzda değildi : belli ki
Ön saftaydık şeytanın ordusunda:
Kafamız tıraşlı, ayaklarımız kurşun, sanki
Duruyorduk bir karnavalın ortasında.
Kimi az sever, kimi çok,
Kimi alır kimi satar;
Kimi öldürürken gözyaşı döker de,
Kimi gözünü bile kırpmaz:
Çünkü herkes öldürür sevdiğini,
Ama herkes öldürdü diye ölmez.