Nil boyunca dolaşmalarını
, çöldeki yalnız gezintilerini ve kendisine
tasavvuf yolunun sırlarını veren bir yabancı
yla karşılaşmasını anlatır: "Yaptığım seferlerin
birinde karşılaşmış olduğum bir kadına, '
Muhabbetin son derecesi nedir?' diye sordum.
'Saçmalama sersem! Muhabbetin sonu olmaz'
dedi. 'Niye?' dedim. 'Sevgili sonsuz da ondan'
dedi" (T ı:ı23 [ı83]). Bu hikaye,
zihinsel çabayla çözümlenemeyecek karmaşık sorunları içeren tartışmalara, dramatik bir
unsur sokma eğilimini gösteren tipik bir örnektir.
"Allah'ı görüp yaşayan olmadığı gibi O'nu görüp ölen de yoktur; çünkü Allah'ın hayatı
sonsuzdur, kim O'nu görürse, O'nda kalır ve
sonsuzlaşır" Zünnun Mısri
Zünnün, tasavvufun .başlangıç döneminin en
etkileyici ve merak uyandırıcı kişilikleriden
birisidir. Onun hakkında çok zekice bir
ifdeyle şöyle denilmiştir: "Mutasavvıfların
ayyarlarındandı'" (H 100 [1981). Sevban b.
lbrahim, diğer adıyla Zünnün, yani 'balık
sahibi', Yukarı Mısır' da llımim'de, Nübyeli bir
ana babadan dünyaya geldi; kelam tahsil etti;
Maliki mezhebinin kurucusu Malik b. Enes'ten
hadisler aktardığı söylenir. Zünnün, "ilim edep, hal ve vera bakımından zamanında tek
idi"